29 Nisan 2010 Perşembe
Ne Oldu Zlatan?
Inter'den Barça'ya gitmek üzere olduğu günlerde, "Inter'de Şampiyonlar Ligi'ni kazanamam." gibi bir şey demişti Ibrahimovic. O beğenmediği Inter, bu gece Barça'yı eleyerek, Şampiyonlar Ligi'nde finale yükseldi. Zlatan ise, bu kez bordo-mavi forma içinde uzak kaldı, hayallerini süsleyen o kupaya...
27 Nisan 2010 Salı
Snooker
Futboldan iyice soğuduğum, iki numaralı sporum F1'in de 3 haftalık (Asya'dan Avrupa'ya) taşınma arasında olduğu şu günlerde, yeni bir sporu keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Sanırım Snooker, sevdiğim sporların arasına 3 numaradan dalış yapıyor.
Aslında Snooker'ı yeni keşfetmiş sayılmam, çünkü zaten 1-2 senedir izliyordum. Ama bu "izleme", genellikle TV'de bir şey olmadığı zamanlarda biraz göz gezdirme şeklinde oluyordu. Ancak devam eden Dünya Şampiyonası'nda tesadüfen izlediğim birkaç maç, bu spora yaklaşmamı sağladı.
Tabii bu durumumda, turnuvayı başarıyla anlatan Eurosport Türkiye spikerlerinin ve Parmalı yorumcu Emre Özcan'ın da payı var. Sporu ve kuralları çok güzel bir şekilde aktararak, benim gibi takip etmeye yeni başlayan kişilerin Snooker'a ısınmasına vesile oluyorlar. Kendilerine teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum.
Bir hafta daha devam edecek olan Snooker Dünya Şampiyonası'nı izlemek istiyorsanız, gün boyunca Eurosport'tan takip edebilirsiniz.
8 Nisan 2010 Perşembe
İngiliz Futbolu...
2006-2007 sezonunda, Şampiyonlar Ligi yarı finalinde 3 İngiliz takımı vardı: Manchester United, Chelsea ve Liverpool. Fakat Milan, bu 3 İngilizin arasından sıyrılıp, kupaya ulaşmıştı. Yine de, dünyanın kulüpler bazındaki en büyük turnuvasında son 4'e 3 takım sokmak, gerçekten büyük bir başarıydı.
2007-2008 sezonunda da çok benzer bir durum yaşanıyor ve yine aynı İngiliz takımları, Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale yükseliyordu. Bu kez son 4'teki İngiliz olmayan tek takım Barcelona'ydı ve onlar da yarı finalde Manchester United'a elenmişlerdi. İki İngiliz takımı final oynamış, Manchester United şampiyon olmuştu.
Bu iki sezonda İngiliz takımları adeta tarih yazarken; İngiliz Milli Takımı, Euro 2008 Elemeleri'ni geçemeyerek büyük bir hüsran yaşıyordu.
Euro 2008 faciasının ardından milli takımın başına Fabio Capello gelmiş ve takımın performansını kısa sürede yükseltmeyi başarmıştı. Milli takım, 2010 Dünya Kupası Elemeleri'nde iyi sonuçlar alırken, kulüpler de performanslarını sürdürüyorlardı. 2009 yılında, Şampiyonlar Ligi yarı finalindeki takımlardan 3'ü yine İngiliz'di. Barcelona şampiyon olsa da, İngilizlerin başarısı yine alkış alıyordu.
Bugün tarih, 8 Nisan 2010. İngiltere Milli Takımı, 2010 Dünya Kupası Elemeleri'ni oldukça başarılı bir şekilde geçerek, kupaya katılma hakkı kazandı. Şu an, uzun zamandır olmadıkları kadar iyiler. Kupanın gizli favorilerinden biri olarak gösteriliyorlar. Ancak dün gece Mancherster United'ın Bayern Münih'e elenmesi sonucu, İngilizlerin Şampiyonlar Ligi'nde takımı kalmamış oldu. Yani bu kez yarı finalde bırakın 2'yi, 3'ü; tek İngiliz takımı dahi yok.
Kulüplerinin en başarılı olduğu dönemde milli takımları başarısız olan İngilizler, bu kez kulüpleri kötü durumdayken ve milli takımları formdayken, acaba Dünya Kupası'nda başarılı olabilecekler mi?
Kâhin değiliz, bu sorunun cevabını veremeyiz. Ancak İngiltere, Güney Afrika'da başarılı olursa, şahsen hiç şaşırmayacağım.
3 Nisan 2010 Cumartesi
Bu Forma Alınır!
Galatasaray, klasik Metin Oktay parçalı formasının yeni versiyonunu satışa çıkardı. Önceki gibi kazak şeklinde değil de t-shirt şeklinde tasarlanan forma, GS Store'da 29 TL'ye satılıyor.
İnternetten alışveriş olayına pek sıcak bakmadığım ve kredi kartı sahibi olmadığım için, yarın bir GS Store'a gidip alacağım. Sınırlı sayıda üretilen bu güzel formayı internet üzerinden almak istiyorsanız, bu linke tıklayarak gerekli işlemlere başlayabilirsiniz.
2 Nisan 2010 Cuma
Rijkaard ve Mert Çetin'in Sonu...
Ariel Ortega Blog'da gördüğüm bu güzel yazıdan sonra iyice telaşlanmaya başladım! İnşallah sonunda şu hâle gelmezler;
31 Mart 2010 Çarşamba
GS.org'un Bilgisi...
Ders 1: "Türk Telekom Arena Spor Kompleksi" diye bir şey yok! "Ali Sami Yen Spor Kompleksi" içinde yapılan "Türk Telekom Arena Stadı" var.
Ders 2: "Tutucak" ne yahu? Koskoca Galatasaray Spor Kulübü'nün internet sitesinde, "tutucak" kelimesinin doğrusunun "tutacak" olduğunu bilen yok mu?
27 Mart 2010 Cumartesi
Red Bull Kanatlandırıyor!
Formula 1'de 2010 sezonunun ikinci yarışı olan Avustralya GP'sinin sıralamaları bugün yapıldı. Herkes tarafından, diğerlerinin bir adım önünde olduğu söylenen ve her fırsatta bunu kanıtlayan Red Bull, sıralamaları ilk iki sırada tamamladı. Alman Sebastian Vettel, 1.23.919'luk derecesiyle ilk sırayı alırken; takım arkadaşı ve hafta sonunun tek ev sahibi pilotu Mark Webber, 1.24.035 ile 2. sırayı aldı. Bahreyn GP'sinin galibi, Ferrari pilotu Fernando Alonso da, 1.24.111'lik derecesiyle, yarışa 3. sıradan başlama hakkı kazandı.
2008 şampiyonu, McLaren pilotu Lewis Hamilton, sıralamaların 2. bölümünde ilk 10'a giremeyerek, son seansına kalamadı. Takım arkadaşı, son şampiyon Jenson Button ise, Alonso'nun yaklaşık yarım saniye gerisinde, 4. sırada kaldı.
Ferrari'nin diğer pilotu Felipe Massa 5. sırayı elde ederken; Mercedes pilotları Nico Rosberg ve Michael Schumacher, yarışa 6. ve 7. sıradan başlayacaklar.
F1 Avustralya GP'sinde yarış, yarın TSİ 09.00'da başlayacak ve TRT 1'den canlı olarak yayınlanacak.
2008 şampiyonu, McLaren pilotu Lewis Hamilton, sıralamaların 2. bölümünde ilk 10'a giremeyerek, son seansına kalamadı. Takım arkadaşı, son şampiyon Jenson Button ise, Alonso'nun yaklaşık yarım saniye gerisinde, 4. sırada kaldı.
Ferrari'nin diğer pilotu Felipe Massa 5. sırayı elde ederken; Mercedes pilotları Nico Rosberg ve Michael Schumacher, yarışa 6. ve 7. sıradan başlayacaklar.
F1 Avustralya GP'sinde yarış, yarın TSİ 09.00'da başlayacak ve TRT 1'den canlı olarak yayınlanacak.
17 Mart 2010 Çarşamba
'Özel Adam'ın Özel İntikamı
Bir Mourinho hayranı olarak, kura çekiminden bu yana bugünün hayâlini kuruyordum ve ilk maçtaki 2-1'lik gailibiyetin ardından iyice umutlanmıştım. Bu geceki, gerçekten hiç beklenmediğim galibiyet, hem intikamın alınması anlamına geliyordu; hem de güzel pastaya güzel bir krema oluyordu! 'Özel adam'ın intikamı da özel oldu: 2 maçta 2 galibiyet...
Roman Abramovich'e ve en az onun kadar nefret ettiğim Carlo Ancelotti'ye selamlarımı yolluyorum... Beter olun!
16 Mart 2010 Salı
Bruno Mantovani
Başlıkta adı geçen kişi, son 2 yıldır adından çokca söz ettiren Brezilyalı bir karikatürist. Yukarıdaki resimden de anlayabileceğiniz gibi; genellikle F1 ve motor sporları üzerine karikatürler çiziyor. Aslında sadece karikatür yapmıyor; karikatür dışında da birçok çizimi var. Ancak daha çok, yaptığı F1 karikatürleriyle ün kazanmış durumda.
Bazı yarışlarda, onun çizdiği pilot resimlerinin, taraftarlarca pankart hâline getirildiğini gördük.
Hatta vatandaşı olan F1 pilotu Rubens Barrichello, kendisine yapılan çizimi bir t-shirt'e bastırıp, padokta giymişti.
Mantovani, bu sezona da hızlı başladı. İki gün önceki Bahreyn GP'siyle ilgili güzel bir karikatür çizmiş.
Bilindiği gibi; Red Bull pilotu Sebastian Vettel'in aracındaki sorun, lider başladığı yarışı 4. bitirmesine neden olmuştu ve bu da Ferrari pilotlarının, yarışı ilk iki sırada bitirmesine yol açmıştı. Startta takım arkadaşı Felipe Massa'yı (sarı kasklı) geçmeyi başaran Alonso (mavi kasklı), Vettel'in sorunuyla birlikte yarışı kazanmıştı. Mantovani de Alonso'nun, takım arkadaşına karşı sağladığı üstünlüğü, bu şekilde karikatüre dökmüş.
Benim gibi birçok kişi, onun karikatürlerini takip ediyor. Eğer yukarıda birkaç örneğini verdiğim çizimler sizin de hoşunuza gittiyse, Mantovani'yi, http://mantovani.zip.net adlı siteden takip edebilirsiniz.
14 Mart 2010 Pazar
Alonso ve Baros
Pazar günüme neşe katan iki insan... Biri, 1,5 yıl sonra ilk galibiyetini aldı; diğeri, 5 ay sonra golle döndü.
Fernando, Ferrari'deki ilk yarışı olan Bahreyn GP'sine 3. sırada başladı ve henüz ilk virajda takım arkadaşı Massa'yı geçerek 2. sıraya yerleşti. İstikrarlı sürüşüyle, önündeki Vettel'le arasının açılmasını önledi. Ve nihayet 35. turda liderliği ele aldı. Kalan turlarda hata yapmayarak, Ferrari kariyerine galibiyetle başladı. Ayrıca 2008 Japonya GP'sinden bu yana ilk galibiyetini kazanmış oldu.
Milan ise; tâlihsiz Fenerbahçe maçından 5 ay sonra ilk kez kadrodaydı. Rijkaard, 77. dakikada onu oyuna aldı. O da son dakikada golünü atarak, jeste karşılık vermiş oldu.
Seviyorum sizi, hep böyle devam edin. :)
13 Mart 2010 Cumartesi
Bahreyn'de Hayal Kırıklıkları
Yaklaşık 5 aylık aranın ardından, F1'de yeni sezon, bugün Bahreyn'in Sakhir pistinde yapılan sıralama turlarıyla başladı. Red Bull'dan Sebastian Vettel'in ilk sırada, Ferrari pilotlarından Felipe Massa'nın ikinci, Fernando Alonso'nun üçüncü tamamladığı sıralama turları, birçok hayal kırıklığına sahne oldu.
En önemli hayal kırıklıkları, gümüş renkli iki takımda; McLaren ve Mercedes GP'de yaşandı. Ferrari'den Felipe Massa'nın, ilk sıradaki Sebastian Vettel'den 0.141 saniye; Fernando Alonso'nun da 0.507 saniye geride kalması, F1'de olabilecek bir durum. Ancak 4. sıradaki McLaren pilotu Lewis Hamilton ile Vettel arasındaki fark, 1.116 saniye! Bu sezon başa baş gitmesi beklenen pilotlardan/takımlardan ikisinin arasında böyle bir fark olması, gerçekten ciddi bir sorun. 8. sıradaki diğer McLaren pilotu, son şampiyon Jenson Button da, Vettel'in, 1.571 saniye gerisinde. Yani Hamilton ve Button arasında bulunan, Mercedes pilotları Nico Rosberg ve Michael Schumacher ile Red Bull pilotu Mark Webber de, liderin, 1.116 saniyeden 1.571 saniyeye kadar gerisindeler. Bu da demek oluyor ki; Ferrari ile Red Bull dışındaki takımlar, gerçekten yavaş ve Red Bull'da Mark Webber, tâlihsiz bir gün geçirdi.
Gelelim diğer hayal kırıklıklarına... Çoğunluğun gizli favori olarak gördüğü; lastik tedarikçisi Brigdestone'un, "Lastikleri en iyi kullanan takım" şeklinde bahsettiği Sauber, sıralamaların son seansına kalamadı. Takımın pilotlarından Pedro de la Rosa 14., Kamui Kobayashi ise 16. olarak, sıralamalara 2. seansta veda ettiler.
Diğer hayal kırıklığıysa, F1'in yeni takımları oldu. Aslında bu hayal kırıklığı, çok fazla şaşkınlık yaratmadı. Çünkü bu takımların F1'e gelişi o kadar olaylı ve sancılı olmuştu ki; böyle bir şey olacağı belliydi.
Spora bu sezon dahil olan, Lotus, Virgin ve HRT (Hispania Racing Team), sıralamaları en altta tamamladılar. Yeni takımların son sıralarda olmaları doğal karşılanabilir ancak yaptıkları dereceler sıra dışı! Bu 3 takımın 6 pilotu, normal olarak, sıralamaların ilk seansını geçemediler. Ama öyle farklar yediler ki; F1'de olduklarına lânet ettim!
Sıralamaların ilk seansını, Ferrari pilotu Fernando Alonso ilk sırada tamamlamıştı. Derecesi, 1.54.612 (1 dakika 54 saniye 612 salise) idi. Son sıradaki HRT pilotu Karun Chandhok'un derecesi ise; 2.04.904 (2 dakika 4 saniye, 904 salise). Yani iki pilot arasında 10 saniye fark var! Motor sporlarını takip edenler, tur dereceleri arasındaki 10 saniyelik farkın ne kadar büyük olduğunu bilirler. Bu yüzden bu konuda fazla bir şey söylemeye gerek yok.
Bu 6 pilotun içinde en yukarıda yer alan, Virgin pilotu Timo Glock'un derecesi de, Alonso'dan 5 saniye yavaş! Bu da çok önemli bir fark. Ancak rezilliğin boyutunu en iyi şu şekilde açıklayabiliriz: Diğer 18 pilot içinde en kötü dereceyi yapan, Toro Rosso pilotu Jaime Alguersuari ile bu 6 pilotun en iyisi olan Timo Glock arasında, 2.5 saniyeden fazla fark var!
Birkaç salisenin bile çok şey değiştirebildiği bir sporda, böyle büyük farklardan bahsediyoruz. Artık yorumu size bırakıyorum...
12 Mart 2010 Cuma
Ne? Kim? Nasıl? Ne Zaman?
Soru: Volkan Demirel'in kariyerinde ulaşmak istediği en üst nokta nedir?
Volkan Demirel: "Hedefler bitmez. Çıtası yüksek insanın. Yapacak çok şeyim var. 28 yaşındayım. Kaleciliğin çıkış noktasındayım. Verimli olmam lazım. Ortalama olarak iyi sezon geçirdim kendi adıma. Şu anda istediklerimin içindeyim. Fenerbahçe kalesini koruyorum. Adımıdan söz ettireceğim. Bana göre zaten dünyanın en iyi 10 kalecisi içindeyim ama hedefim, en iyi 3-5 arasına girmek."Altına ne yorum yazayım, ne diyeyim, gerçekten bilemiyorum! Eğer Volkan Demirel, dünyanın en iyi 10 kalecisinden biriyse; vay dünya futbolunun hâline!..
10 Mart 2010 Çarşamba
Şampiyonlar Ligi İstatistikleri
- Real Madrid ve Lyon, son olarak 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında, Şampiyonlar Ligi gruplarında eşleşmişlerdi. İki grubu da Lyon lider tamamlarken, ikili averajlarda da üstün olan taraf, yine Lyon'du.
- Manchester United ve Milan, Şampiyonlar Ligi'nde 2004-2005 sezonunda 2. turda, 2006-2007 sezonunda da yarı finalde eşleşmişti. İki eşleşmede de tur atlayan, Milan olmuştu.
- Manchester United ile Milan arasındaki 3 yıl önceki son eşleşmede de ilk maçı, bu sezon olduğu gibi, 3-2'lik skorla Manchester United kazanmıştı. Ancak turu Milan geçmişti.
- Manchester United, bu sezonki Beşiktaş maçından önce, Şampiyonlar Ligi'ndeki son iç saha yenilgisini, 2005 yılında Milan'dan almıştı.
27 Şubat 2010 Cumartesi
Yeni Milli Forma (Numaralı)
Milli takımımızın Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde giyeceği formalar belli olmuş. Yukarıdaki, deplasman formamız. Tıpkı yıllar önce olduğu gibi, önünde bir bant var ve bantta da ay-yıldız yer alıyor. Forma, yurt dışındaki bir internet sitesinde satışa bile çıkmış. Resmi de o siteden aldım.
"Futbolcularımızın üstünde nasıl durur acaba?" diye düşünerek, ufak bir photoshop çalışması yaptım. Kaptanımız Tuncay'ın numarasını ve ismini yazdım formaya. Tabii bunu yaparken, eski fontları kullanmak zorunda kaldım. Bir font değişimi olacağına eminim, çünkü aynı fontu dört yıldır kullanıyoruz. Ancak yeni fontların nasıl olacağını bilemiyorum.
Normalde öndeki numaralar göğüs kısmına basılır, ancak bu formada göğüs kısmında bayrağımız var. Adidas formalarındaki numara basılan yerde de Nike logosu yer alıyor. Geriye sadece, -basketbol formalarındaki gibi- kalbin üstü kalmıştı, ben de oraya koydum.
İnşallah bu klasik forma uğur getirir de, milli takımımız Euro 2012 Elemeleri'nden, alnının akıyla çıkar. Bayrağınla, formanla, bastır Türkiyem!
26 Şubat 2010 Cuma
'Mübarek' Gece(!)
Hayatımda geçirdiğim en kötü kandil gecesi... Önce Galatasaray, sonra Fenerbahçe... Ne denebilir ki? Gerçekten çok yazık oldu.
Bugüne kadar birçok kez, gruplardan 2. çıkıp başarılı olmuştuk. İlk kez -hem de iki takımımızla birlikte- grup lideri olarak tur atlayıp, böyle bir hüsran yaşadık. Gerçekten trajikomik.
Her şeye rağmen, bu tura kadar yaptıklarınız için teşekkürler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















