9 Ekim 2011 Pazar

95 Doğumlu Bir Cengaver : Diego Fagundez



Profesyonel futbol hayatına genç yaşta giren futbolcular her açıdan şanslı oluyorlar.
Mesela her ne kadar istenilen seviyeye gelemese de yıllardır futbol dünyasının içinde olan Adu henüz 22 yaşında..Yani kariyeri düşüşte olsa bile,önüne çok daha iyi fırsatlar çıkacaktar şüphesiz..

Yine genç yaşta forma şansı bulmaya başlayan oyuncuların bir diğerine bakacağız.
Diego Fagundez
Major Lig ekiplerinde New England Revolution'ın hücum oyuncusu..

Profesyonel olarak ilk lig karşılaşmasına 6 Ağustos'ta Chivas USA karşısında çıktı Fagundez.
Sonrada oyuna girmesine rağmen,kariyerinin ilk lig karşılaşmasında olan bir futbolcunun yapabileceği en iyi başlangıçlardan birini yaptı.
66.dakikada oyuna girdi ve bundan iki dakika sonra penaltı kazandırdı takımına.O da yetmedi 86.dakikada birde gol (yukarıdaki video) attı.Bu gol her ne kadar takımının puan almasını sağlamasa da Fagundez için önemi büyüktü.Çünkü ilk lig maçında mükemmel işler yapmış,gol atmış,ABD Major Ligi'nin en genç golcüsü olmuştu.

O haftadan sonra Fagundez daha çok şans bulmaya başladı ki son iki karşılaşmada 90 dakika forma giydi.Bunun yanında 1 Ekim'de oynanan Seattle maçında bir gol daha attı.

İlginç saç tarzıyla da dikkati çeken Fagundez önünde çok iyi bir kariyer olduğunu düşünüyorum.Bu genç yaşına rağmen forma şansı bulmaya,hatta goller atmaya başladı.Yakındır büyük kulüplerin dikkatini çekmesi..

Harika Bir Şut,Mükemmel Bir Gol



Estonya adına çok kritik bir goldü oldu bu.Bu gol ile play-off'a kalma şanslarını devam ettirdiler ki berabere kalsalar ya da yenilseler otomatikman eleneceklerdi..
Gerçekten güzel gol..

8 Ekim 2011 Cumartesi

Şampiyon Blackburn Rovers ( 94-95 Sezonu )




90'lı yılların başında beri Premier Lig'de Manchester United'ın büyük üstünlüğü var.Özellikle Sir Alex Ferguson ile
1994/95 sezonunda yine Manchester United ile büyük bir şampiyonluk yarışı veren Blackurn Rovers o sezonu şampiyon olarak bitirmişti.

Bir önceki sezon yani 93/94 sezonunda yine Manchester United ve Blackburn Rovers ligi ilk iki sırada bitirirken şampiyon Manchester United olmuştu..

Kenny Daglish'in başında bulunduğu o takım o yıllarda zirve yıllarını yaşıyordu ki Premier Lig'e yeni çıkmış bir takım iki sezonda mükemmel işler yapmıştı..



O kadroda Alan Shearer,Chris Sutton gibi unutulmayacak isimler vardı ki Shearer şampiyon olunan sezonda 34 golün altına imza atan bir isimdi.Bunun yanında Tim,Sherwood,Andy Cole'da takımın önemli isimlerinden biriydi o zamanlarda..

Manchester United'ın bir puan önünde ( 89 puan ile ) şampiyonluğu kazanan Blackburn Rovers,1992 yılında kurulan Premier Lig'de Manchester United,Arsenal ve Chelse hariç şampiyonluk kazanan tek ekip konumunda..

Estonya İçin Son 90 Dakika / Euro 2012



Estonya'nın bu gruptaki başarısı hakkında daha önce bir yazı yazmıştık.
Üzerinden yaklaşık 6 ay geçen bu yazının ardından bugün itibariyle grup maçlarının tamamladılar.
Şu an bulundukları durum itibariyle play-off oynayacaklar.Grup C'de 10 maç sonunda 5 galibiyet 1 beraberlik 4 mağlubiyet aldılar...

Hemen arkalarında bir maç eksik ile bir puan geride Sırbistan var.
Sırbistan,salı günü Slovenya'ya konuk olacak.İkili averajda Estonya'nın gerisinde oldukları için mutlak kazanmak zorunda oldukları bir maç..
Estonya Milli Takımı'nın ise play-off'a kalması için önlerinden sadece bir 90 dakika kaldı.Kendileri oynamayacaklar fakat futbol tarihlerindeki en büyük başarılarından birini yakalama şanslarının olduğu bir karşılaşma olacak Slovenya - Sırbistan maçı.

Signal İduna Park'lı Derbiye Özel Forma



Borussia Dortmund'dan ilginç,ama bir o kadar da güzel bir forma tasarımı.26 Kasım'da oynanacak Ruhr derbisi için göğüs bölgesinde Signal İduna Park'ı çizimi olan bir forma çıkarmış.
Resimler ve bilgiler : Rovessciata Blog 'dan



7 Ekim 2011 Cuma

Aranan Kan '' Değişim ''



Maç hakkında pek yazacak bir şey yok.Her ne kadar ilk dakikalarda Hamit'in kaçırdığı net pozisyon olsaydı skor daha değişik olabilirdi ama oynadığımız oyunun pek farklı olacağını düşünmüyorum açıkçası.Çünkü gerçekten iyi değildik.

Bu milli takım uzun yıllardır bir arada oynuyor.Fakat bu kadronun vadesi bana göre artık doldu.Euro 2008'deki mükemmel başarının ardından genel anlamda bir düşüş yaşıyoruz.Bana göre bunu en kökten çözmek gerekiyor.
Almanya'nın yakaladığı,Belçika'nın da yakalamak için uğraştığı yeni bir jenarasyon gerekiyor milli takımımıza..
Bu değişim. içinden çok geniş bir havuzumuz var.Ayrıca bu havuzu içinden de çok fazla genç oyuncu var.Ama asıl mesele bu oyuncuları değerlendirmek.Bugünkü Almanya'yı izledik.Bir iki sene sonra Belçika'da Almanya gibi oynamaya başlarsa şaşırmamak gerekiyor...


Bunun yanında kendimize bir oyun tarzı belirlememiz lazım.Pasa dayalı mı,uzun topa dayalı mı bilemem ama belli bir oyun sistememiz olmalı.Yoksa geçmişte zorlandığımız gibi gelecek senelerde çok zorlanırız.


Bu kötü akşamın bana göre tek kazancı Gökhan Töre oldu.İkinci yarıda takımımız adına oyuna hareketlilik getiren isimdi.Zaman geçtikçe çok daha iyi olacağını düşünüyorum..

5 Ekim 2011 Çarşamba

Shamrock Rovers'ın Süper Maskotu ''Hooperman''


Hooperman,Shamrock Rovers'ın maskotu.
21 Mart'ta Dundalk maçıyla ilk kez tanınan Hooperman diğer maskotlardan farklı.
Bir maskottan öteye giderek iyice Shamrock ile özdeşlemiş gözlemlediğim kadarıyla..Hooperman atkıları bile var.
Maç sırasında saha kenarlarında oluyor hep.Kimi zaman yaptığı danslar,kimi zaman tribünü coşturmasıda var.
Bunun yanında onu sokakta,spor salonunda antreman yaparken ya da golf oynarken görmek mümkün...
Shamrock Rovers taraftarları tarafından çok sevildiğini de belirtmek gerekir.










Resimler Hooperman'ın facebook sayfasından.Daha birçok resim de burada mevcut..

Bir iki video da paylaşalım.


Maç sırasında Haka dansı yaparken..

4 Ekim 2011 Salı

Komşuda Bir Dost / Zdravko Lazarov


2000 yılında Kocelispor ile başlayan Türkiye'deki futbol macerası Gaziantespor ve Erciyesspor derken 7 sezonu bulmuştu.
Başarılı sezonların ardından Türkiye'den ayrılan Lazarov Slavia Sofya,Shinnik,CSKA Sofya,Cherno More maceralarının ardından 2010 senesinde Lokomotiv Plovdiv'e transfer oldu Lazarov..
Devre arası transfer döneminde katıldığı takımda yarı dönemde 14 maça çıkan Zdravko 5 gol attı.Ertesi sezon yani geçtiğimiz sezon ise ilerlemiş yaşına rağmen 30 maçın 29'unda görev aldı.Müthiş bir sezon geçirdi.Takımna birçok puan kazandıran goller attı.Lig sonunda gol sayısı 14'tü.Bu iyi performasının neticesinde Bulgaristan Milli Takımı'na çağrıldı ve 26 Mart'ta oynanan İsviçre maçında şans buldu.

Bu sezonda düzenli bir şekilde forma giymeye devam ediyor Lazarov.Sekiz haftası geride kalan Bulgaristan Ligi'nde tüm maçlarda forma giydi ve bir gol attı..

Bunun yanında Lazarov 2010 yılında yapılan anketle Lokomotiv Plovdiv'de yılın oyuncusu seçildi.Detaylı bilgi için Ultras Movement Blog..

2 Ekim 2011 Pazar

Golcü ''Naismith''


Glasgow Rangers'in forvet ihtiyacından sezon öncesi yazılarında bahsetmiştik.
Sezon başladı ve İskoçya Premier Lig'inde 10 hafta geride kaldı.

O gün yazdıklarımız forvet hattında net bir golcü eksikliği üzerineydi.Transferin gerekliği olduğunu söylüyorduk.
O bölgeye bir transfer yapmadı Rangers ama golcüsünüde kendi içinden buldu.
Steven Naismith bu sezon Glasgow Rangers'ın gol yükünü çeken isim oluyor.

Geçtiğimiz sezonlarda daha çok kanat oyuncusu olarak gördüğümüz bir futbolcuydu Naismith.Tabii o zamanlarda takımda Boyd gibi Miller gibi kilit golcüler vardı.
Neyse bu sezon oynadığı 8 lig maçında sekiz gol atan Naismith takımın en golcü oyuncusu durumunda şuan.
Bu sezonki Old Firm'de Celtic ağlarını iki kez havalandıran Naismith iki karşılaşma hariç her karşılaşmada gol attı.

SPL : Hearts 2-0 Celtic


İskoçya Premier Ligi'nde pazar gününün tek karşılaşmasında Hearts evinde Celtic'i ağırladı.
Maçın ilk yarısı hakkında birkaç kelam edecek olursak ; zaman her iki takımda kısa sürelerle birbirlerine baskı kurdu.Hearts'ın direkten dönen bir topu varken,Celtic Bangura ile net bir fırsatı değerlendiremedi.

İlk yarıda dikkati çeken bir başka nokta ise Hearts'ın kontra ataklardaki çabukluğuydu.Gerçekten çok çabuk rakip alana geçtiler birçok pozisyonda ama son hamlelerde başarılı olamayınca bu ataklardan sonuç alamadılar.

İkinci yarı Celtic'in etkili oyunu ile başladı.Fakat maçın kırılma anı Hearts'ın ilk golü oldu.
58.dakikada sağ kanattan yapılan ortayı Hearts'ın forveti Templeton çok güzel bir şekilde Skacel'in önüne bıraktı ve Skacel'de güzel bir vuruşla topu ağlara yolladı.

Bu dakikadan itibaren gol için bastırması gereken Celtic 65.dakikada Kris Commons'un yaptığı sert faul neticesinde kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalınca maçta dengeler iyice Hearts tarafına dönmeye başladı.

81.dakikada savunmanın arkasına atılan topa koşan Templeton harika topuk pasıyla topu Stevenson ile buluşturdu.O da topu ağlara yollayarak maçın skorunu belirledi.

Kendi adıma maçın yıldızı Hearts'ın 12 numaralı oyuncusu Templeton oldu.İki golünde asistini yaptı.Ama normal asistlerde değildi.Gerçekten iki golde de çok şık paslar verdi...

Bu maçın ardından üç puanı hanesine yazdıran Hearts 15.puanla dördüncü sırada yer aldı.Celtic ise bir maçı eksik 18 puanla lider Glasgow Rangers'in 10 puan gerisinde..

Cardiff City'nin Üçüncü Forması







Championship ekiplerinden Cardiff City'nin bu sezonki üçüncü forması..

Milano Şövalyesi Napoli

Napoli seviye atladı.Bunu çok net görmemiz mümkün.Büyük maçları iyi oynadılar bu haftaya kadar.
Hafta içi 2-0 Villareal ve bugün Giuseppe Meazza deplasmanında İnter'e karşı alınan 3-0 galibiyet başta dediklerimizi destekler nitelikte..

Özellikle Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon çok iyi işler yapacaklarını düşünüyorum.Çünkü rahat rotasyon yapabilecekleri bir kadroları var.Takımdan sadece üç oyuncu ayrıldı.Pandiani,Gökhan İnler gibi kalite isimler katıldı.Bunun yanında iyi başladılar ve arkalarında ciddi bir taraftar destekleri var.

Bunun yanında bu sezon büyük maçlarda şu haftaya kadar iyi performans gösterdiler.
City deplasmanında alınan beraberlik,Milano ekiplerine atılan 3'er goller ve gelen galibiyetler ile gelecek adına ümit veriyor.

Bu akşam aldıkları 3-0'lık İnter galibiyetinin ardından maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdular..

Kaptan Serdar Aziz


Sürpriz oldu açıkçası dün akşam Serdar'ın kaptan çıkması.
Kaptan olmasını bekliyorduk ama zamanı sürpriz oldu ve Serdar Aziz dün akşam kaptan olarak çıktı.Ama çokta iyi oldu onu söylemek isterim.

1 ve 2. kaptan olan Ömer Erdoğan ve İbrahim Öztürk'ün şans bulamaması sebebiyle Ertuğrul Sağlam kaptanlık pazunbandını Serdar'a verdi.
Her defasında Bursaspor'da kaptan olmak istediğinin altını çizen genç stoper dün maçın ardından ''Ömer Erdoğan ilk 11'de oynamadığı için sahaya kaptan olarak çıktım. Çok mutluyum. Zaten benim hedefim Bursaspor'da kalıcı olup efsane futbolcular arasına girmek'' dedi.

Hakediyordu...Ve aldı.Yavaş yavaşta takımın lideri olma yolunda ilerliyor.Artık futbolunun son dönemlerini yaşayan Kaptan Ömer'in ardından bu görevi layıkıyla yerine getireceğini düşünüyorum.Umarım uzun yıllar o pazuband kolundan çıkmaz.

Eren Derdiyok'un Rövaşatası



Paylaşmasak ayıp olurdu..

Ludogorets Fırtınası


Geçen sezon Bulgaris A-PFG ligine çıkan Ludogorets ilk sekiz hafta itibariyle adeta fırtına estiriyor.
Öyle ki 8 hafta sonunda attıkları gol sayısı 17..Yedikleri gol sayısı sadece iki..
8 hafta geride kaldı 7 galibiyet aldılar,bir kez berabere kaldılar.Yine bu süreçte 6-1'lik Slavia Sofya,2-1'lik Levski Sofya galibiyetleri var.
Çok iyi gidiyorlar.Son iki sezondur Litex'in şampiyon olduğu ligde nereye kadar ilerleyece Razgrad ekibi.Zaman gösterecek..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...