13 Aralık 2011 Salı

Scout Not Defteri 21 - Artjoms Rudnevs


İsim: Artjoms Rudnevs
Doğum: 13 Ocak 1988
Doğum Yeri: Daugavpils,Letonya
Takım: Lech Poznan
Numara: 16

Rudnevs'i daha önce yazmayı planlıyordum ama kısmet bu akşamaymış.
Geçen sezon Juventus'a attığı goller ile dikkati çeken bir futbolcuydu Rudnevs.Geçen sezonki başarsını bu sezon geliştirerek devam ediyor.Ligde 17 maçta 18 gol atmayı başardı ve Çek Cumhuriyeti'nde Lafata'nın benzeri bir performans sergiliyor.
Letonyalı golcü oyuncunun peşinde birçok takım vardı geçen sezondan beri ama henüz transfer olmadı.Bu sezonki mükemmel formu ile taliplileri daha da artacaktır.

Son olarak geçen sezon Juventus'a attığı mükemmel gol ile yazıyı bitirelim.

Süper Mario Balotelli


Futbol dünyasının ilginç futbolcularında biri Balotelli.Yaptığı komiklikler,ilginç gol sevinçgleri ile futbol dünyasına damga vuruyor günden güne.
Ama büyük yetenek hakikaten.Özellikle bu sezon mükemmel bir performans sergilemekte.
Dün oynadığı Chelsea maçı ile bu sezon ikinci kez bir maçta 90 dakika forma giyebildii.Toplam olarak 11 maçta 587 dakika şans Balotteli 8 gole imza attı.Bu da 73 dakikada bir gol attığı anlamına geliyor.
Balotelli bu gerçekten iyi bir performans sergiliyor.Bakalım sezon sonuna kadar bu performansını sürdürebilecek mi..

FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası 2011


Geçen sezon İnter'in şampiyon olduğu,her kıtanın Şampiyonlar Ligi Şampiyonları'nın katıldığı bir turnuva olan FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası Japonya'da başladı.

Japonya J-League'nin son şampiyonu Kashiwa Reysol ilk olarak Auckland City 2-0 ile geçti.Bunun ardından çeyrek final maçında Monterrey'i normal süresi 1-1 biten maçın ardından yarı finalde Libertadores şampiyonu Santos ile eşleşti.

Afrika Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Al Saad ise Tunus temsilcisi Esparance Sportive De Tunis'i 2-1 ile geçerek yarı finalde Barcelona'nın rakibi oldu.

14 Kasım'da Kashiwa - Santos , 15 Kasım'da Al Saad - Barcelona maçları oynanacak.

Yılbaşı Ağacı Logolu Forma



İlginç tasarımlar çıkıyor kulüplerden.Özellikle Alman Kulüpleri özel tasarımla konusunda daha etkin.Mesela Borussia Dortmund derbi için özel Westfalen logolu bir forma yapmıştı.
Werder Bremen'de yılbaşına özel bir forma yapmış.Daha doğrusu logusunda biraz oynamaya giderek yılbaşı ağacını kullanmış.



Werder Bremen'in Logosu

11 Aralık 2011 Pazar

16 Yıl Önce / George Weah



3 Aralık 1995...
Lazio - Milan maçı...

Real Madrid 1-3 Barcelona


Barcelona'yı yenmenin formülü belli.Nedir bu formül ?
Pres..Ama bunu 90 dakikaya yaymak asıl olan.Real Madrid son El Clasico'larda hep bunu deniyor.
Real Madrid maça adeta piyangoyla başladı.Yapılan hata neticesinde Benzema'nın golüyle 1-0 öne geçtiler.Aslında o şokun üzerine bir baskı daha kurup gol bulabilme şanslarıda vardı.Nitekim dakikasını hatırlamıyorum ama Ronaldo'nun kaçırdığı bir gol varki o maçın kırılma anlarından biri oldu.
Zaten sadece Ronaldo değil Mesut,her ne kadar çok istekli olsa da Di Maria'nın iyi günlerinde olmayışı da skoru attıramama da önemli etkelerden bazılarıydı.

Barcelona karşı oynarsan çok dikkatli olmak zorundasındır.Anlık bir dikkatsizlik pahalıya mal olabilir.Messi'nin büyük katkısıyla Alexis Sanchez ile durumu 1-1'e getiren Barcelona aslında mental olarakta maçta üstünlüğü sağlamıştı.Çünkü Barcelona öyle böyle gol atıyordu.

İkinci yarı Marcelo'ya çarpıp giren top ile ibre tamamen Barcelona tarafına dönmüştü.Çünkü presi iyi yapan Real Madrid ile uç elemanları pek üretken değillerdi.

Maçın bir diğer kırılma anlarından biride yine Ronaldo'nun kaçırdığı net fırsattı.Yapılan ortaya kötü bir kafa vuruşu yaptı Ronaldo.
Real Madrid gol ararken,geride de açıklar vermeye başladı.Messi'nin getirdiği topu Dani Alves alda at dercesine Fabregas'a ortaladı topu ve o da bu ikramı geri çevirmedi.

Maç bu golle bitmişti zaten.Oyuna sonradan girenlerde pek katkı veremedi.

Genel olarak Real Madrid o kadar kötü oynamadı.Zaman zaman çokta iyi pres yaptılar.Daha üretken olabilselerdi çok farklı olabilir maçın sonucu.
Barcelona ise o kadarda iyi oynamadığı maçtan üç puanı çıkardı ve kafası rahat bir şekilde Japonya'nın yolunu tutacak.

Resim sporx.com adresinden...

Gemisini Kurtaran Kaptan


Zor bir yaz geçirdi Arsenal oyuncusuyla,teknik direktörüyle.Takım kilit oyuncuları Fabregas ve Nasri ayrılmıştı.Üstüne üstlük lige kötü başlangıç durumu iyice içinden çıkılmaz hale getirmişti.

Fakat Swansea maçının ardından başlayan galibiyetler ile ritmini yakalamaya başladı Arsenal.Tabii Robin Van Persie'nin büyük katkılarıyla..

Biri kaptanı olmak üzere iki önemli oyuncusunu kaybeden Arsenal'de liderlik koltuğunu alan isim oldu Robin Van Persie.Batalık içindeki Arsenal'i sırtlayıp nefes almasını sağladı.Çoğu maçta takımı kurtaran,üç puanı Arsenal lehine yazılmasını sağlayan golleri attı.

Bu süreçte sakatlık yaşamaması,sürekliliği sağlması onun açısında da çok iyi bir şey.Umarız sezon sonuna kadar bu devamlılığı devam ettirir.Arsenal'in efsane futbolcularından biri olma yolunda ilerliyor..

10 Aralık 2011 Cumartesi

Scout Not Defteri 20 - Maximilian Beister



İsim: Maximilian Beister
Doğum: 6 Eylül 1990
Doğum Yeri: Göttingen,Almanya
Takım: Fortuna Düsseldorf(Kiralık)
Numara: 11

Hücum futbolcularının hem gol atanı,hem gol attıranına sahipseniz çok şanslısınız demektir.Böyle futbolculara sık rastlanılmaz.Rastlanırsa da fiyatları pahalıdır.

Böyle bir futbolcu Maximilian Beister.Henüz 21 yaşında.Bundesliga 2'nin lideri Fortuna Dusseldorf'da kiralık oynayan,bonservisi Hamburg'da olan hücum oyuncusu..
Girişte yazdıklarımızla uyan bir futbolcu Beister.Aslen bir kanat oyuncusu ama golcülük özelliğinin olması gerçekten çok iyi.Böylece hücumun her bölgesinden oynatabilecek bir oyuncu haline geliyor.
Çok sağlam bileklere sahip.Bu bilekleri hızıylada birleştirince yırtıcı bir hücum oyuncusu oluyor.Henüz 21 yaşında.8 gol attı 11 asist yaptı ligin ilk yarısında.Fortuna Düsseldorf Bundesliga'ya göz kırparken o da değerine değer katmaya devam ediyor.
İleride kendini daha da geliştirmeyi başarırsa çok çok iyi bir futbolcu olabilir Beister...

Futbol Maçından Öte Taktik Savaşı | El Clasico


İlginç bir El Clasico bizleri bekliyor bu akşam.Zaten El Clasico'lar hep ilginç olmuştur.Mesela en son Ağustos ayındaki Süper Kupa maçında olan olaylar,Nisan ve Mayıs ayında art arda dört kez karşılaşmaları,çıkan kırmızı kartlar,gergin atmosferi sayabiliriz.

Şimdi ise durum biraz farklı.Farklıdan kastımız son El Clasico'lara net favori Barcelona çıkarken bu akşamki karşılaşmada iki tarafta maçın favorisi konumunda bana göre.Bunun temel sebebi 15 maçtır üst üste kazanan ve ayakları daha sağlam bir şekilde yere basan Real Madrid,geçen seneye nazaran kötü olan Barcelona,Mourinho faktörü..

Real Madrid başta dediğimiz gibi bu sene ayakları sağlam basıyor yere.Levante yenilgisi ve ardından Santander beraberliğiyle büyük bir çıkışa geçen Mourinho'nun öğrencileri Şampiyonlar Ligi dahil önüne gelen devirdi.Çoğu maçını da rahat bir şekilde kazanmayı başardı.

Real Madrid'in elindeki en büyük koz Ronaldo tabii ki de..Portekiz'li 21 gole imza atı bu sezon,şu haftaya kadar.Bunun yanında Angel Di Maria'nın yükselen performansı,Higuain ve Benzema'nın verdikleri katkılar bu sezon Real Madrid'in işine çok yaradı.Di Maria solda sağda Ronaldo'nun oynayacağını düşünürsek,ileri uç elemanı kim olacak ? Orası merak konusu...



Bunun yanında orta saha tercihleride bu maç adına etkili olacak bir etken.Özellikle Real Madrid'in orta sahası maçın kaderini etkileyebilir.Çünkü karşında dünyanın en iyi orta sahasına sahip takım var.Bu nedenle sahaya çıkacak isimler bu yüzden önemli...

Barcelona'ya bakacak olursak...Maç fazlasıyla Real Madrid'in üç puan gerisindeler.Bu maçı kaybetmeleri demek farkın altı olması,Real Madrid'in eksik maçını oynamasıyla alabileceği bir galibiyet ile dokuz olması demek..Üstüne Japonya'ya gidecekler Dünya Kulüpler Şampiyonası için.Yani ligin kader maçlarında biri bu desek yeridir.

Messi takımın en büyük kozu.Messi ile birlikte Barcelona orta sahası en büyük tehdit Real Madrid adına.Fakat şöyle bir şey ekliyelim.Messi bu sezon sadece bir deplasmanda gol atabildi.O da Athletic Bilbao maçında attığı ve bir puanı kurtaran son dakika golüydü.

Guardiola nasıl takım sürecek sahaya bu da merak konusu ? Twitter'dan yazmışık Prorroga Blog'dan Emre Çelik demek istediğimi çok iyi bir şekilde açıklamış..

'' Olay aslında sadece Pep Guardiola'nın hangi oyuncuları nerede seçeceği değil. Bir de 4-3-3 mü yoksa 3-4-3 mü sorusu var akıllarda. Barcelona bu sezon Sevilla, Valencia, Milan deplasmanları gibi zorluk derecesi yüksek olan bir çok maçta puan kaybetmeyi göze alarak oyunun belli bölümleri veya tamamında 3-4-3 ile sahadaydı. Hatta puan kaybedilen Valencia ve Sevilla maçlarının ardından Pep hakkında yapılan eleştirilerin ortak paydası "3-4-3'ün zorluk derecesi zor bu maçlar yerine içeride daha zayıf ekiplere karşı denenmesinin daha doğru olup olmayacağı" yönündeydi ama Pep Guardiola puan kayıplarına rağmen 3-4-3'ten vazgeçmedi. Maç öncesinde İspanyol spor basını Barcelona'nın 4-3-3 ile sahada yer alacağını düşünmesine rağmen Pep 3-4-3 ile çıkarsa hiç kimse şaşırmaz açıkcası. Ama böyle önemli bir maçta tercih edilmeli mi, daha doğrusu nasıl bir sistem tercih edilmeli? '''

Bu maç için 3-4-3 riskli gözüküyor.Her ne kadar orta sahan çok çok kalite olacak olsa da bu maçta Real Madrid temel prensibi topa sahip olmak ve pres yapmak olacaktır.Bu nedenle savunmanın arkasına atılacak toplarda formda oyuncular Ronaldo,Di Maria,Benzema veya Higuain gibi isimler çok can yakabilir.

Bunun yanında 4-3-3 oynarsa orta saha dizilimi nasıl olacak ? Bu da merak edilen sorular arasında...

Hani Messi ve Ronaldo dedik en büyük kozlar takımlar adına.Ama bana göre en büyük koz Jose Mourinho.Bu maçı aylar öncesinden kafasında oynamaya başlamıştır bile.O yüzden farklı bir taktikle sahada olan Real Madrid görebiliriz.

Sonuç olarak ligin kaderini etkileyecek önemli bir maç oynanacak bu akşam.Sahada bir futbol mücadelesinin ötesinden taktik savaşı verilecek.Bakalım..Galip gelen taraf kim olacak..

9 Aralık 2011 Cuma

Jübileye Hazırlanış / El Fenomeno



Gelmiş geçmiş en iyi golcülerin listesinin ilk beşinde yer alması gereken futbolculardan biridir Ronaldo.Kendine has çalımı,son vuruşları bir döneme damga vurmuş oyunculardan biriydi.
Hatırlanacağı üzere Haziran ayında oynanan Romanya maçında son kez Brezilya formasını sırtına geçirmiş ve jübilesini yapmıştı.Yukarıdaki görüntülerde jübile maçına nasıl hazırlanıdığnı gösteriyor El Fenomeno'nun...

Şehir Olarak Avrupa Ligi'ne


Hafta içi Avrupa mesaisinin kuşkusuz dikkat çeken olaylarından biriydi Manchester takımlarının Avrupa Ligi'ne kalması.Manchester City'ye o kadar şaşırmasakta finallerde görmeye alışık olduğumuz Alex Ferguson ve öğrencilerinin Avrupa Ligi'ne kalması birçok futbolseverleri şaşırttı.

Manchester United bizi en çok şaşırtan takım oldu dedik doğal olarak.Çünkü hep finallerde alışmıştık.Bu kadar erken Şampiyonlar Ligi'ne veda etmelerine alışık değiliz.Grubun kader anı herhalde 3-3 biten maç oldu.2-0 öne geçen United son dakika golüyle bir puanı kurtarmış olacaktı.O maçtan alacağı üç puan ile rahat bir şekilde gruptan çıkabilirlerdi.
Manchester United'ın B harfli takımlardan neler çektiğini biliyoruz hepimiz :)


Manchester City ise ligde dolu dizgin gidiyor.Avrupa'da da iyi gittiklerini söylemek lazım.Avrupa Ligi'ne kalmalarına rağmen üç galibiyetle grup maçlarını tamamladılar.Fakat Napoli deplasmanında kaybetmeleri,ipleri tamamen rakiplerinin eline geçmesine neden oldu.Son maçta Bayern'i yenselerde gruptan çıkamadılar.

Sonuç olarak ilginç bir Avrupa Ligi süreci bizi bekleyecek.Özellikle Manchester United'da bu platformda izleyecek olmamız,olası Manchester United - Manchester City eşleşmesi durumu daha da ilginç hale getiriyor.

Sağlanamayan İstikrar


Geçen sezon transfer döneminin en hareketleri takımlarından biriydi Atletico Madrid.Takımın iskeleti değişmişti deseydik yeridir.Agüero,De Gea,Forlan,Ulfalusji kimi takımın kilit oyuncuları takımdan ayrılmıştı.Yerlerine Falcao,Diego,Arda,Curtoius,Silvio gibi birçok oyuncu geldi.
Üstüne üstlük takımın teknik direktörü değişmişti.Flores gitmiş yerine Manzano gelmişti.

Böylesi bir değişim gösteren takımlar için ilk zamanlar zordur.Çünkü yeni bir takım,yeni bir teknik direktör.Nitekim öyle oldu Atletico adına.Çok istikrarsız gidiyorlar.En son ligde 3-1 kazanmışlardı.Fakat dün Albatece'ye yenildiler Kral Kupası'nda.

Böyle yenilenme geçiren takımların istikrar yakalaması,galibiyet serilerinin olması önemlidir.Bu hem olası kayıplarda telafinin kolay olması,futbolculara daha rahat kaynaşma ortamı sağlaması gibi hem saha için etkileyen hem de mental anlamda da etkili olabilecek bir etken.

Şuan Atletico Madrid'de bana göre eksik olan şeylerden biri bu.Galibiyet serisine,ondan öte mağlup olmama serisi gibi takıma güven getirecek olgular lazım.

Ama şunu da belirtmem lazım Atletico Madrid'in gerçekten çok iyi kadrosu var ama zaman gerekiyor.Fakat Manzano'nun koltuğuda sallantı da bu nedenle pekte zaman verileceğini düşünmüyorum Manzano'ya..
Bakalım zaman neler gösterecek.

7 Aralık 2011 Çarşamba

''Kenny Bizim İçin Gerçek Bir Lider''


“Kenny bizim için gerçek bir lider, sezon başında onu Bursaspordan transfer etmekle harika bir iş çıkardık'' diye konuşuyor Cardiff'in menajeri Mackay...

Sezon başında ailevi sorunlar nedeniyle Bursaspor'dan Cardiff'e transfer olmuştu.
Şuan için takımının forvet bölgesindeki en öneml ismi durumda.Diğer forvetlerden hem kalite,hem tecrübe olarak daha iyi durumda Kenny Miller.Bu sezon 20 maçta 7 gol attığına aldanmamak lazım.Nitekim Cardiff'te gol yükü bir oyuncu üzerinden değil.Her mevkiden birçok oyuncunun golü var.

Mackay'ın Miller hakkında dediklerinden biri de liderlik özelliği hakkında.Abi denilecek yaşta olması,sorumluluk alması önemli şeyler.Bunun yanında Plymouth'tan transfer edilen genç golcü Joe Mason'u işine çok yarayacak.Miller'dan çok şey öğrenecek genç oyuncu.( Bu sezon 17 maçta 4 golü var )


Miller için bu sezonun tek handikapı yoğun maç temposu olabilir.Çünkü özellikle Championship ekipleri çok maç oynuyor.Üstüne kupa maçlarıda eklenince gerçekten yoğun bir program oluyor.Ama 20 küsür gole ulaşacaktır diye düşünüyorum.

5 Aralık 2011 Pazartesi

Umut Bulut



Fransa Ligi zordur.Özellikle hücum futbolcuları için.Hele,Umut gibi daha önce hiç yurt dışında forma giymemiş oyuncular için çok daha zordur.
Henüz alışma sürecinden Umut Bulut.Üç gol atabildi şu haftaya kadar.Ama ileride,bilhassa gelecek sezon bu gol sayısı çok daha fazla olacaktır.
Dün attığı golü gördük hepimiz.35 metreden Lloris'i avlamayı başardı.Bu ve bunun gibi gollerde geldikçe lige ısınma süresi azalacaktır.Çok daha fazla adından söz ettirecektir.

Yakubu'nun Dönüşü


Yakubu,Maccabi Haifa'da gösterdiği üstün performans neticesinden Ada'nın yolunu tutmuştu 2003 senesinde.Şampiyonlar Ligi'nde elemleride sayarsak yedi gol atmıştı.
Sonucunda 4 milyon pounda Premier Lig ekiplerinden Porstmouth'a transfer oldu.
İlk sezonunda itibaren çok iyi performans sergiledi.
Fakat 2008/2009 yılında aşin tendonunda geçirdiği sakatlık yükselişte olan kariyerini çok kötü etkiledi.Çünkü sakatlığına kadar olan sürede 12 golün altına düşmedi.

O sezondan itibaren bir türlü kendisini bulamadı Yakubu.Sakatlağınında etkisiyle bir türlü kendisini bulamadı Everton'da.Neticesinde geçtiğimiz sezonun ikinci yarısını Leicester'da geçirmişti Nijeryalı oyuncu.20 maçta attığı 11 gol ile iyi sayılabilecek bir performans gösterdi.

Sezon başında ülkemizden birçok takımın gündeminde olan oyunculardan biriydi.Fakat bir diğer Premier Lig ekiplerinden biri olan Blackburn Rovers'a 2 milyon pounda transfer oldu.
Belki de şuan için kendi için en iyi kararı vermiş görünüyor.Çünkü eski günlerinden esintiler sergilemekte.Bu sezon oynadığı 9 maçta 9 golü atmayı başardı,takımına çok önemli puanlar kazandırdı.Bunun yanında geçen hafta 4-2 kazanılan Swansea karşılaşmasında takımının dört golünü de atan isimdi.Yakubu daha önce 15 Mayıs 2004 oynanan Middlesbrough karşılaşmasında da dört gol atmıştı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...