14 Haziran 2013 Cuma
23 Mayıs 2013 Perşembe
Scout Not Defteri 33 - Omar Elabdellaoui
İsim: Omar Elabdellaoui
Doğum: 5 Aralık 1991
Doğum Yeri: Oslo, Norveç
Takım: Eintracht Braunschweig
Numara: 14
2008 yılında Skeid’den Manchester City’ye transfer olarak Ada günleri başladı Omar. Fakat şans bulmayınca önce Stromgodset, sonra Feyenoord ve en son olarak Braunschweig’e kiralandı. Eintracht macerası onun açısında zirveyi bulması oldu kısa kariyerinde. Gösterdiği performans ile Braunschweig’ın Bundesliga’ya çıkmasında önem pay sahibi oldu. 425 bin euroya bonservisini aldılar.
Sağ karidorda çok etkili olduğunu söylemek lazım. Sağ bek ve sağ
açık pozisyonlarında görev alıyor. Hızlı ve atletik yapısını adam eksiltmede
başarıyla kullanıyor. Bunun yanında iyi bir duran top beceresi var. Bundesliga 2’de 14 maçta 4 asist yapmayı
başardı. Norveç’in alt yaş milli takımlarının çoğunda forma giydi. Gelecek
sezon Bundesliga’da izleyeceğiz. Eğer hücum-savunma dengesini iyi
ayarlayabilir, istiktarını sürdürebilirse keyif veren futbolculardan biri o
olacaktır.
16 Mart 2013 Cumartesi
Scout Not Defteri 32 - Jorge Moreira
İsim: Jorge Luis Moreira
Doğum: 1 Şubat 1990
Doğum Yeri: Villarica, Paraguay
Takım: Libertad
Numara: 2
Resim fifa.com'dan
7 Şubat 2013 Perşembe
' La Roja ' Geliyor
Bu yaz ülkemizde düzenlenecek U-20 Dünya Kupası’na
katılacak takımlar yavaş yavaş belirginleşmeye başlıyor. En son , geçen hafta Pazar
günü sona eren Güney Amerika elemelerinin ardından Kolombiya , Paraguay ,
Uruguay ve Şili futbolun ana kıtasından gelen , ülkemizde izleyeceğimiz
takımlardan olacak. Kırmızılar yani nam-ı değer ‘’ La Roja ‘’ lakaplı Şili ise çok
iyi bir jenarasyonla geliyor. Kalecisinden forvetine kadar büyük potansiyele
sahip oyuncuları kadrosunda barındıran Şili’yi altı senelik bir aranın ardından
U-20 turnavasında izleyeceğiz.
9 maçlık turnuva periyodunda 6 galibiyet alıp elemeleri kazanan Şili’de birçok oyuncu ön plana çıktı turnuvada. Bu isimlerin başında ise şüphesiz marketing ve performans değeri açısında en büyük çıkışı gösteren Universidad Catolica’nın golcüsü Nicolas
Castillo yer aldı. Geçtiğimiz sezon zaten bu tür bir çıkışın sinyallerini veren genç
golcü , patlamasını yaparak dünyaya kendini tanıtmaya başladı. Tıpkı oynadıkları
futbolla parmak ısırtan , takımın tandemini oluşturan Universidad de Chile’nin
göz bebekleri, İgor Lichnovsky ve Valber Huerta gibi. İkili müthiş performansı ile
gözlerinin üzerine çekerken , gözlemlerimiz kadarıyla ideal bir stoper nasıl
olur sorusunun cevapları adeta. Birçok takımın peşinde olduğu bu isimleri
kendi takımlarında izlemeyi iple çektiğimi belirtirken Bryan Rabello ve Diego
Rubio gibi zaten futbol piyasasında kendini tanıtmış isimlerinde gösterdiği performansların
gelecekte yapacaklarının bir referansı olduğunu , ülkemizde düzenelenecek
bu turnuvanın tozunu attıracaklarını beklemem pekte şaşılacak bir şey olmaz
herhalde. Kalecisi ‘’ Scott Carson ‘’ görünümlü Melo’dan , 95 doğumlu Cuevas’ına
içinde değişik yetenekleri barındıran Şili’nin turnuva boyunca oynadığı dokuz
maçta 7 kırmızı kart görmesi , başta Arjantin karşılaşması olmak üzere iki maçta
oyunu 9 kişi tamamlamasıyla ne kadar enteresan bir takım olduğunu gösteriyor.
Dikkati çeken bir nokta da oyuncuların çoğunun kendi
ülkelerinde forma giyiyor olması. Milli takım düzeylerinde Şili’yi seçmesi ülke
basınında çok yer bulan Tottenham’ın kalecisi Lawrence Vigouroux , daha önce
keşfedilen Sevilla’dan Rabello ve Sporting’den Rubio ülke dışında takıma
çağırılan isimlerdi sadece. Bu oyuncularda ülkedeki 8 farklı takımda geldi.
En son katıldıkları U-20 turnuvasın olan , Kanada 2007’de Sanchezli
, Vidalli kadrosuyla üçüncülük kazanan Şili’nin bu başarıya en yakın dereceyi
1987’de ülkelerinde düzenlenen turnuvadaki kazandıkları dördüncülük olduğunu söyleyelim.
Pasifik Okyanus sahillerinde uzanmış bir yılan, bir çubuk gibi ilginç toprak yapısına sahip aynı zamanda dünyanın en farkı en fazla olan ülkesi olan Şili futbolunun usta Jorge Sampaoli’nin gelmesiyle bir çıkış göstereceği , kişisel en büyük beklentilerimden. Çokta futbolcu çıkacak bu jenarasyondan ki birçoğu oynamaya başladı bile. Nasıl topçu çıkar bu ülkeden diye herkes kendine soru soruyor muhtemelen şuan. Bence asıl sormamız gereken 17 milyonluk Şili bir ton futbolcu çıkarıp , Avrupa’ya pazarlıyorken, U-20 takımında birçok oyuncu için şimdiden milyonlar eurolar konuşulmaya başlamışken , 70 milyonluk Türkiye neden bir sol bek çıkaramıyor ?
Where is the problem ?
9 Ocak 2013 Çarşamba
Güney Amerika'da Bir Ekol : Universidad de Chile
Futbolda belli bir sistemin olması her zaman için sana
avantaj sağlar. Belli bir döngü olduğu için yaptığın hamleler hata yüzdesinin
oldukça düşürüyor. Son zamanlarda Şili futbolunu yakından takip ettiğimden ,
Universidad de Chile’nin bu tür bir sistemi ne kadar etkili kullandığını fark
etmek zor değildi.
Maviler yani nam-ı değer Azul’ların alt yapısı zaten çok
iyi. Zamanın efsaneleri Manuel Pelegrini , Marcelona Salas gibi isimlerin
yetiştiği bir alt yapı burası. Potansiyelleri büyük zaten ve bu oyuncuları
kullanmaktaki başarıları sayesinde oyuncu sirkülasyonu devam ediyor , çoğu genç
futbolcu şans bulmayı başarıyor. Öyle ki şuan takımın kadrosunda dört tanesi 15
yaşında olmak üzere tam on sekiz tane 19 yaş ve altı futbolcu bulunmakta. Bu
oyuncular lig genelinde , özellikle Şili Kupası maçlarında şans bulup , resmi karşılaşmalarda boy
gösteriyorlar. En son örneğimizi yazmıştık twitter’da…Benjamin Inostroza.
Kendisi henüz 15 yaşında. Fakat ilk kez formayı sırtına
geçirdiği maçta golünü atmayı başardı.
Mesela Manchester United’a transfer olan Angelo Henriquez , bu alt yapının ürünlerinden biriydi. Henüz daha 17-18 yaşlarında. Fakat ona teslim etti forvet hattını maviler. ( Tıpkı bu sene Duma’da göreceğimiz gibi ) Sonucunda da meyvesini aldılar ama. Henriquez , Manchester yollarına düşerken 5.5 milyon euro girdi Universidad de Chile’nin kasasına…Özellikle son zamanlarda alt yapılarından top class seviyesinde olma ihtimali yüksek oyuncular çıkıyor.
Asıl bahsetmek istediğim konu ise Universidad de Chile’nin Şili’deki iç piyasadaki müthiş başarısı ve bu platformdaki dominantlığı. Belki de dönen çarkın can alıcı noktası bu diyeibliriz. Yani özeti şu : Ülkede dikkat çeken oyuncuları , düşük bedellere kadrolarına katmak. Basit gibi duruyor ama bu işin birde pazarlama yönü var. Bu sene o kadar para kazandı ki La U…
Ülkenin iki tepe takımından biri Universidad
de Chile ( diğeri Colo Colo ) . Oyuncuları ikna etmekte bu bakımdan çokta zor olmuyor onlar için
açıkçası. Mesela örneklerle gidecek olursa Eduardo Vargas…Kendisi Calama ( ki
dünyanın en kurak şehirlerinden biridir ) şehrinin takımı Cobreloa’dan transfer
edilmiştir 2009 yılında. Bonservis bedeli sadece 700 bin dolardır. Gösterdiği
performans ile birçok takımının ilgisini çekiyor , adresi İtalya oluyor Vargas’ın…Kazandırdığı
para 11.5 milyon civarları bir para.
Junior Fernandes mesela. 4,7 milyon avroya
Leverkusen’e transfer oldu. Daha sene başında Palestino takımından 700 bin
euroluk bir bonservis bedeliyle transfer olmuştu. Şampiyonluktaki müthiş
katkısın esme geçmeyerekten kısa sürede hem sahada iyi işler yapmış , güzel de
para kazandırmıştı takımına.
Keza adı son zamanlarda Avrupa kulüpleriyle anılan Charles
Aranguiz…Onun da maliyeti 700 bin euroydu 2011 yılında transfer olurken. Ya da
Santos’un radarında olan , müthiş bir gelişim gösterip , milli takıma kadar
yükselen Eugenio Mena ? 500 bin euroya gelmişti Santiago Wanderers’ta…
Dediğimiz gibi bu bir çark. Vargas’lar , Henrqieuz’ler
gidecek yerine Ubilla’lalar , Gutierrez’ler gelecek. Zamanı gelince onlarda
gidip yerine başka oyuncular gelecek. Ama önemli olan bir sistemi benimseyip
uygulamak. Sistemli olunmasına karşıyımdır genel olarak amma velakin bu
futbolda çok önemli bir unsur , bunu inkar edemeyiz. En basit örneği Porto.
Yaptıklarını görüyoruz. Oyuncu
geldiğinde Porto’nun bir şey katacağını , kulübün amacını olanaklarını ,
sıçrama yapabileceğini biliyor. Universidad de Chile’de de öyle. Şili’deki
oyuncuların bir nevi Avrupa’ya açılma kapısı…
Bunun yanında da gerçekten zevk veren oyun anlayışı var
takımın ki Şili’nin genelinde böyle. 3-4-3 temelli , hücum futboluna dayalı bir
sistemin de zevk vermemesi beklenemezdi zaten. Hatırlıyorum , sanırsam O’Higgins
ile oynanan Apertura final maçıydı. Bir gol yetiyordu şampiyon olmalarına. Ona
rağmen daha 1.dakikadan top tüfek saldırmaya başladılar. Golde yiyebilir , daha
10.dakikadan elenebilerledi. Zaten Şili’deki futbolun özeti bu. Anlık olaylar çok
etkiliyor maçın gidişatını , hatta ligin kaderini etkiliyor. Böyle oluncu da
ortaya müthiş bir futbol ziyafeti çıkıyor…
Takibe devam…
24 Aralık 2012 Pazartesi
Scout Not Defteri - Bermuda Şeytan Üçgeni
İsim: Bobley Anderson Allegne
Doğum: 3 Mart 1992
Doğum Yeri: Fildişi Sahilleri
Takım: Wydad Casablanca
Numara: 31
Doğum: 3 Mart 1992
Doğum Yeri: Fildişi Sahilleri
Takım: Wydad Casablanca
Numara: 31
Casablanca şehrinin kırmızı yakasında Wydad Casablanca’da forma giyiyor Bobley Anderson. 1992 doğumlu bir futbolcu. Futbola ülkesindeki Academie Amadou takımında başlayan Allegne iki sezon burada forma giydi ve 2012 sezonunda en iyi oyuncu seçildi ülkesinde.
Bobley Anderson yüksek enerjisi , kıvrak bilekleriyle bir
dinamo gibi yer alıyor orta sahada. Hızı ve sürati ile dikkati çeken Anderson
takımının hücum hattındaki beyni konumunda desek yanlış olmaz. Zaman zaman
tercihlerde başarısız olsa da üzerine işlenilmesi gereken çok değerli bir
mücevher olduğunu düşünüyorum Anderson’ın…
İsim: Milton Joel Caraglio Perez
Doğum: 1 Aralık 1988
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin
Takım: Rangers Talca
Numara: 9
Doğum: 1 Aralık 1988
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin
Takım: Rangers Talca
Numara: 9
Clausura’da uzun süre lider kalan Rangers Talca’nın golcüsü Milton Caraglio. Güçlü bir fiziğe ve etkili bir sol ayağa sahip kendisi. Bu sezon 16 golün altına imza atan Caraglio kariyerindeki en parlak sezonlarından birini geride bıraktı. Daha önce West Ham ile de bir denemeye çıkan ama başarısız olan 88 doğumlu golcüyü QPR’nin teknik direktör Rendkapp istiyor. Bakalım adresi neresi olacak..
Doğum: 24 Kasım 1991
Doğum Yeri: Roubaix , Fransa
Takım: Leicester City
Numara: 21
Knockaert çoğu gözlemci tarafından daha Guingamp günlerinde keşfedilmiş bir yetenek. 1991 doğumlu genç yetenek yetiştiği kulüp Guingamp’ta 2010’dan beri sürekli süre almaya başladı ki özellikle geçtiğimiz sezon çok iyi bir performans gösterdi attığı 11 gol yaptığı 4 asistle. Ve peşindeki takımlara rağmen ki bence Fransa’da kalsaydı onun açısından daha iyi olurdu tercihinin İngiltere’den Leicester’dan yana kullandı.
Slalom oyuncusu diyebiliriz kendisi. Özellikle topla çok
hızlı ve adam eksiltmede etkili. Bunun yanında çok etkili bir sol ayağı var ki
özellikle topla birlikte hareket halindeyken bile bu şutlar bir hayli etkili
oluyor. 4 gol 4 asist yaptı şuana kadar. Ama ben hala bir adapte dönemi
geçirdiğini düşünüyorum. Gelecekte ismini çok duyacağız.
5 Aralık 2012 Çarşamba
Futbolun Romantik Çocukları
şeyden bahsediyor , birçok konuyu ele alıyor kitap. Futbola sadece saha içinden değil , biraz saha dışında bakıyor Yazar Osman Aktaş.
İlk kitabıyla okuycuya birçok şeyi vadediyor...
Sizi Tanıyalım Öncelikle?
Osman Aktaş, 1987’de Bursa’da doğdum. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirerek Pedagojik eğitim aldım. Spor Yönetimi alanında tahsilime başlayarak bu alanda incelemelerde bulundum. Amatör düzeyde futbol oynadım. Futbolun fanatizm boyutuna vardığı günümüzde taraftarların futbola daha sakin ve bilinçli bakabilmesi için çeşitli dergilerde ve blog sayfalarında futbolla ilgili yazılar yazdım.
Kitabınıza geçelim kitabın vadettikleri neler?
Kitap iki bölümden oluşuyor aslında. İlk bölümde sokaktaki elektrik direğinin karşısına taş koyup kale kuran çocukların sokakları nasıl terkedip bilgisayar oyunlarının hakimiyetine girdiğini, taraftarların nasıl yoldan çıktığını ve futbolun sokak aralarındaki çığlıklarını yansıtan hikayelerle dolu. İkinci bölüm ise Türkiye’de futbolun medya düzeni içerisindeki kuklaya dönüşü, yorumcuların donanımsızlığı gibi konularda eleştirilerin ve istatistiklerin yer aldığı bölüm. Bu bölümde aynı zamanda taraftar sadakati sorgulanırken, futbolun yaşam biçimine dönüştüğü süreçte insani boyutunun kaybedilmesine neden olan profesyonellerin yaklaşım biçimleri de mercek altına alınıyor.
İkinci bölümde aslında ilk bölümdeki hikayelerde anlatılan masumiyetin nasıl kaybedildiğini gözler önüne sermek istedim ve bu nedenle bir takım istatistiklerle bu durumu güçlendirdim.
Neden ‘’Futbolun Romantik Çocukları’’ ismini kullandınız?
Türkiye’de bu alanda çıkarılan kitapların hep paraya odaklandığını, taraftarların yarattığı şiddet olaylarına, futbolun çirkin yüzü olan şike ve teşvik olaylarına odaklandığını gördüm. Futbolumuzun babasının elinden tutup maça giden çocukların elinden kaymaya başladığı bu zamanda yeniden futbolun güzel yönünü vurgulamak için hikayelere tabir yerindeyse dört elle sarıldım ve kitabın vermek istediği mesaja en uygun isim de bu gibi geldi bana. Futbolun Romantik Çocukları aslında sokağa çıkıp ailesinden azar işiteceğini bile bile alınan yeni ayakkabısıyla topa vurmaya cesaret eden çocukların tamlamasıdır. Bu tanımı futbol literatürüne kazandırırsak hep kötü anlamlı kelimelerin ve başlıkların olduğu bu sektöre iç açıcı bir isim kazandırmış oluruz düşüncesindeyim. Kitabı okumadan insanların dikkatini doğrudan çeken bir isim oldu sanırım bu.
Kitaptan Yola Çıkarsak Türkiye’de Futbolun Sorunu Nedir?
Türkiye’de bu işi çok iyi bildiğini zanneden insanlara ‘’sorun nedir?’’ Diye sorduğunuzda ‘’Alt Yapı’’ der. Oyuncu yetiştiremiyoruz diye cevap verir. Karşı çıkıyorum buna. Sorun ‘’Üst Yapı’’ Biz asıl yönetici yetiştiremiyoruz. Malikanede büyümüş zengin çocuklarına futbolun yönetimini teslim ettik ve hiç anlamadıkları bu alanda futbolu çamura buladılar.
Bir diğer yanlışımız taraftar gruplarının genellikle ‘’Satın Alınabilir’’ adamlardan oluşması. Sadakatleri takıma değil kendilerini doyuran yönetimlere her zaman. Seneca’nın dediği gibi ‘’Parayla alınan sadakat daha fazla parayla mağlup edilir’’ Durum böyle olunca istikrar sağlanamıyor futbolda. Bir gazeteci, bir taraftar grubu lideri ve bir yönetici aynı uçakta yan yana maça gidiyorsa ve utanmadan her üçü de bunu sosyal medyada paylaşıyorsa fazla yorumlamaya girmemek lazım. 3 yanlış 1 doğruyu her zaman götürür maalesefki.
Seneca Demişken Filozof, şarkıcı, edebiyatçı, siyasetçi derken bir takım kursanız nasıl bir takım olurdu bu?
Kalecimiz Albert Camus kendisi kalecidir zaten, sağ bek Cemil Meriç olurdu. Stoperlerim Engels ve Karl Marx. Karl aynı zamanda takım kaptanım olurdu. Lenin sol bekte olmalıdır tabiki. Ortasahaya göbekte A.Hamdi Tanpınar ve Jean Jacques Rousseau olurdu kesinlikle. Sol açığım Nietzsche sağ açıkta oynayan oyuncum ise Seneca olurdu. Santraforum Che Guevera’yı serbest oynatırdım tabi ben. Rakibin defansını kolayca dağıtabilirdi sanırım. Diğer forvetim Mustafa Kemal Atatürk olurdu. Onun daha çok sonuca giden bir golcü olacağını düşünüyorum.
Kitabın Taraftarlara Mesajı Neler Bahseder misin?
Taraftarı olduğunuz kulübün bireyi olmak yerine taraftarı olarak kalıp gözlerinizi bazı şeylere kapatarak çok sevdiğiniz futbol takımını zenginlerin tatmin aracı olarak kullanmasına göz yummayın. Yanınızda bir kadın otururken hakemin annesine, rakip futbolcunun ailesine küfretmeyin, Televizyonda futbol programı diye yayınlanan magazin programlarına ve futbol dışında her şeyi konuşabilen çığırtkanlara prim tanımaya devam etmeyin. Küfrü abartarak arttırdığınız için tribünde futbolu seven güzel bir kadınla göz göze gelme ve belki de tanışma şansını kaybetmeyin. Bu spora bakışınız ilk kez bir stadyumun merdivenlerinden çıkıp yeşil sahayı gören çocuğun heyecanı kadar özel ve mutluluğu kadar masum kalabilsin.
Son Olarak Eklemek İstedikleriniz
Kitap yalnızca futbolu ve futbolun her unsurunu seven kadınlar ve erkekler için değil ‘’Şu oyundan ne anlıyorsunuz?’’ diyen herkes için de yazıldı. Önümüze servis edilen düzeni yıkıp daha farklı bir oyun düşleyenlerin, futbolu sevmekle futbol üzerine düşünmenin çok farklı şeyler olduğunu kavramasını ve düzenin iyileştirilmesinde rol almasını isteyen bir yazar olarak kitabın okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandıracağına sonsuz inancım var.
Zaman ayırdığınız için teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Oğuzhan Oğuz
İlgili sayfa : GazeteSu röportajı
Kitabın temin edilebileceği adres : İdefix.com
2 Aralık 2012 Pazar
Scout Not Defteri - Paskalya Adası Çocukları
Şili'de kapanış liginin
sonlarına doğru geliyoruz artık. Oynanan yarı finallerin ve iki
final karşılaşmasının ardından Şili'de sezon bitecek. Bizde dikkatimizi
çeken 3-5 oyuncuyu yazalım dedik.
Rubio ile tanışmam Clasura’nın ilk haftasındaki Audax maçını
buluyordu. Üst seviyede ilk maçıydı onun. Barnechea’dan sonra adresi Union
Espanola olmuştu.
Çok iyi giriş yaptı yeni takımına ve gollerine başladı.
Zaman zaman oynamadığı ve Espanola’nın II takımında oynadığı maçlarsa olsa da
son haftalardaki performans ile göz doldurmaya devam ediyor Rubio. İlginç oyun
tarzı , hareketli bir forvet oluşu ile çok yönlü bir forvet oyuncusu olan Rubio
, Union Espanola’nın kemikleşen hücum üçlüsü olan Vecchio – Jaime – Hernandez üçgenine
müthiş bir alternatif haline geldi.
İsim: Emiliano Vecchio
Doğum: 16 Kasım 1988
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin
Takım: Union Espanola
Numara: 10
Doğum: 16 Kasım 1988
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin
Takım: Union Espanola
Numara: 10
Top Arjantinli’lerin ayağına gerçekten çok yakışıyor tıpkı Brezilyalılara yakıştığı gibi. Bunu bir kez daha görüyorum Rubio’nun takım arkadaşı Arjantinli Emiliano Vecchio’da. Espanola’ya gelene kadar Corinthians tecrübesi olmasına alt lig ekiplerinde boy gösteren Vecchio Union’a sezon başında geldi. Hem açılış hem kapanış liginde yarı final oyanayan takımın en önemli isimlerinin başında gelen Vecchio 6 gole imza attı. Top ayağına yakışıyor demiştik başta ve başarılı driplingleri de var. Tek sıkıntısı zaman zaman bencil oynaması ve gereksiz , hatalı pas tercihileri. Bunları olumlu tarafa çevirirse tepedeki takımlardan birinin radarına girmesi sürpriz olmaz.
Doğum: 8 Aralık 1993
Doğum Yeri: Buenos Aires , Arjatin
Takım: Universidad de Chile
Numara: 30
Doğum Yeri: Buenos Aires , Arjatin
Takım: Universidad de Chile
Numara: 30
Adeta bir futbolcu fabrikası olan Universidad de Chile alt
yapısının yeni gençlerinden biri Duma. 1993 doğumlu ve yeni yeni forma bulmaya
başladı. Sampaoli’nin değişen ileri üçlüsünde iyi süreler alıyor. Hızıyla
dikkatleri çeken Duma 500’ün üzerinde dakika olan Duma 6 kez ağları sarsmayı
başardı. Sampaoli’den sonra gelecek teknik direktör yeteri kadar üzerine
düşerse Universidad de Chileyine iyi bir oyuncu kazanacak.
Doğum: 15 Ekim 1989
Doğum Yeri: Talca , Şili
Takım: Universidad Catolica
Numara: 24
Sudamerica’da yarı finale kadar çıkıp yenilmeden turnuvanın
en kaliteli oyuncularını barından Sao Paulo’ya elenen Universidad Catolica’nın
89 doğumlu sol bek oyuncusu. Aslına bakarsanız fiziği sol bekten öte bir stoper
oyuncusunu andırsa da gerçekten çok iyi işler yapıyor o bölge de ve mücadelesi
takdire şayan. 2007’den beri profesyonel futbol oynayan Parot zamanlamaları ,
müdaheleleri ve zaman zaman hücumda yaptığı aksiyonlarla dikkati çekiyor.
Fiziğinde dolayı biraz yavaş. O’da handikaplarından biri…
Numara: 24
Kendisini
Rubio’yu tanıma fırsatı bulduğumuz altı gollük Union Espanola – Audax İtaliano
maçında görmüştük. Sağ koridor da koyduğu performans gerçekten etkileyiciydi.
Hem sağ bek , hem sol açık oynayabilecek kapasite de olan Carrasco 3 kez Şili
Milli Takımı formasını giydi. Sezon başında Dinamo Zagreb’e kiralık olarak transfer
oldu.Yeterli süre de bulamıyor gibi. Takipte kalınması taraftarıyım.
İsim: Gustavo Lorenzetti
Doğum: 10 Mayıs 1985
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin
Takım: Universidad de Chile
Numara: 22
Yine bir
Arjantinli , Şili’de gözlerimizin pasını silen.
isimlerden biridir twitterda. Hatta Xorenzzetti olarakta Xavi’ye nazire yaparak paylaşmışımdır sizlerle. Forvet arkasında veya sol forvette gördüğümüz Lorezetti maç içinde oyun kuruculuğa kadar soyunuyor. Onu bu derece önemli kılan sebep Xavi’ye Allah tarafından verilen pas yeteneğinin benzerine sahip olması. O ince paslarının hemen hemen her maç görmek mümkün.
Brezilya’dan
teklif varmış 27 yaşındaki futbolcuya. Bakalım Universidad de Chile Lorenzetti
başta olmak üzere daha birçok oyuncusu için ne karar verecek.
Not : Yeni blog yüzüne alışamadım. Yazılar böyle ortansızı çıkıyor ve ayarlayamıyorumda , kusura bakmayın.
Not : Yeni blog yüzüne alışamadım. Yazılar böyle ortansızı çıkıyor ve ayarlayamıyorumda , kusura bakmayın.
24 Ekim 2012 Çarşamba
Scout Not Defteri - İskoç Prensleri
İsim: Johnny Russell
Doğum: 8 Nisan 1990
Doğum Yeri: Glasgow ,
Takım: Dundee United
Numara: 7
Doğum: 8 Nisan 1990
Doğum Yeri: Glasgow ,
Takım: Dundee United
Numara: 7
Dundee’de kağıt üzerinde en potansiyelli ve kariyerinde
anlamında başarılı işler yapmasını beklediğim futbolculardan biri Russell. Dundee
United’ın alt yapısında çıkma ve bu sezonu da dahil edersek üç sezondur iyi
sezonlar geçiriyor. Bu sezon 3 gol atmayı başaran Russell geçen sezon 9 gol 7
asistle oynamıştı.
Etkili sol roketi , sahip
olduğu yetenekler ile Premier Lig kulüplerininde dikkatini çekmiş olan Russell
ile Everton yakında ilgileniyor.
İsim: Gary Mackay-Steven
Doğum: 31 Nisan 1990
Doğum Yeri: Thurso , İskoçya
Takım: Dundee United
Numara: 11
Doğum: 31 Nisan 1990
Doğum Yeri: Thurso , İskoçya
Takım: Dundee United
Numara: 11
Yine Dundee ‘ den bir yetenek.
Gary Mackay – Steven..
Liverpool alt yapısı ürünlerinden
biri olan olan Steven , 2011 yılında Dundee’ye geçmiş ve baya da iyi performans
göstermiş.
Etkili oyunu , adam eksiltebilen
ve birebirde çok başarılı bir oyuncu olan Steven için endişem biraz tribünlere
oynaması. Çalım atarken vb. durumlarda işin görsel yönüne kaçıyor.
Bu arada kendisi sakatlanmış ,
geçmiş olsun dileklerimizi de yolluyoruz.
Doğum: 20 Ağustos 1990
Doğum Yeri: Edinburg , İskoçya
Takım: Hibernian
Numara: 9
İskoçya Premier Ligi’nin gol
krallığında zirveye oynayan , Wolves’un iki yıldır Hibernian’a kiraladığı 22
yaşında forvet Leigh Griffths , bu sezon Hibernian’ın yükselişindeki en büyük
paya sahip desek yanlış olmaz herhalde. İdeal bir hücum oyuncusu özelliklerini
barındıran Griffiths , sezon sonu Wolves’a dönecek. Solbakken’in gelecek sezon
onu kadroda bulunduracağını düşünüyorum.
Yenilenen Rangers’da forma şansı
bulmaya çalışan 94 doğumlu genç bir futbolcu Barrie McKay…Ally McCoist Ekim
ayının ortalarına geldiğimiz şu günlerde 1067 dakika süre verdi ona tüm
karşılaşmalarda. Sezonun ve kariyerinin ilk lig maçında düzgün bir vuruşla
takımının ilk golünü attı. Fiziği,koşu tekniği aynı Miroslav Stoch...Toplamda
bu sezon 2 gol 4 asisti var.
Bunun yanında Celtic’ten
Anthony Watt , James Forrest gibi isimlere de dikkat çekiyorum.
21 Ekim 2012 Pazar
İrlanda'da 2012 Sezonunu Bitirirken...
Bir sezonu daha bitiyoruz
İrlanda’da…Bilindiği üzere geçen hafta Sligo Rovers ligin bitimine 2 hafta kala
şampiyonluğu garantilemişti. Uzun süre zirvedeler kaldılar ve sonunda mutlu
sona ulaşıp iki yıllık Shamrock hanedanlığına son verdiler.
Bu haftaki sonuçlar üzerinden
ligin genel bir değerlendirmesini yapacak olursak ;
Shamrock , UCD'yi 2-1 ile geçti. Kötü bir sezon oldu onlar adına. Bir türlü yakalanmayan istikrar nedeniyle istenilen yere gelinemedi. Özellikle iç sahadaki basit puan kayıpları bu durumun baş sebeplerinden biri oldu.
Şampiyon Sligo Rovers , Drogheda karşısında 2-1 mağlup oldu. Geçtiğimiz senelerde düşme hattında görmeye alıştığımız bordo-mavililer bu sezon inanılmaz bir çıkış ile ligi ikinci sırada bitirmeyi garantiledi. Bu da Avrupa Ligi demek...Ayrıca İrlanda Lig Kupası finalinde Shamrock’u mağlup ettiler 3-1 skorla ve kupayı müzelerine götürdüler , harika bir sezonu geride bırakıyorlar.
Avrupa Ligi'ne katılacak son takım St.Patrick's ya da
Shamrock olacak. Üç puan fark var arada son hafta önce ama St.Patrick's buradan
vermez bileti artık düşünüyorum. Shamrock ise kötü sezonu geride bırakıyor.
Gary Twigg'in ayrılması da çok büyük eksiklik olacak bakalım kim gelecek oraya
transfer olarak.
Golcüsü Zayed’i İran’ın transfer olması baya etkilemiş
olacak ki Derry City eski gücünde değil. Geçen sezon şampiyonluk yarışı veren
takım bu sezonu ortalarda bitirdi. Geçen sezon 63 gol atan takımın bu sezon
sadece ‘’ 36 ‘’ gol atması zaten bazı şeyleri açıklıyor. Fakat onlarda FAI Cup
finaline çıktılar , rakipleri St.Patrick’s olacak. 2011 UEFA Finali’nin
oynandığı Aviva Stadyumu’nda oynanacak yüksek ihtimal maç. Güzel seyirci
topluluğu önünde , zevkli maç olacaktır. Bu tür maçlar İrlanda’daki taraftar
potansiyelinin çıkması açısında çok iyi
oluyor.
Eski günlerinden uzak olan ve sanırım ekonomik problemler nedeniyle zor
günler geçiren Dundalk ise bu sezon ligden düşen ekip oldu. Bir türlü
toparlayamadılar ve durum buraya kadar geldi.UCD'ye de özel bir tebrik yollamak lazım. Rezil bir sezona giriş yaptılar ki 19-20 maçta sadece iki galibiyet alabilmişlerdi. Fakat son 10 maçta aldıkları 7 galibiyet ve müthiş form onları buraya kadar getirdi ve ligde kaldılar.
Gol kralı başta sürpriz olmazsa dediğimiz gibi %99 ihtimalle Gary Twigg olacak.
20 gole ulaştı dün akşam attığı iki gol ile ve en yakıbı Danny Nort'a 5 gol
fark attı. North'ta bilindiği üzere sezonu kapatmıştı. Bu demek oluyor ki son
hafta öncesi gol kralı hemen hemen belli oldu. Twigg'de Mart - Haziran arası 15
gole yakın attı diye hatırlıyorum fakat ondan sonra 3-4 golü geçemedi. O
periyodu iyi geçirseydi kırılması zor bir rekoru elde edebilirdi.Bir parantezde Quigley'e açalım , Sligo'nun şampiyonluğundaki baş faktörlerden biriydi özellikle Nort'uh sakatlığından sonra sazı aldı.
Sezonun en iyi görüntüsü : https://www.youtube.com/watch?v=wB4bHI_u9Zg
4.20'deki gol ve sevinç...
Scout Not Defteri - Güney Amerika Elmasları
İsim: Diego Fagundez
Doğum: 14 Şubat 1995
Doğum Yeri: Montevedio , Uruguay
Takım: New England
Doğum Yeri: Montevedio , Uruguay
Takım: New England
Numara:14
Amerika semalarında New England’da forma koşturuyor genç
delikanlı , blogda yaklaşık 1 sene önce kaleme aldığımız isimlerden biriydi. 95
doğumlu Fangudez’in yaklaşık 2 sezondur profesyonel futbol oynadığını
söyleyelim. Geçen sezondan beri çok ciddi şanslar buluyor ve son son 7 maçın
6’sında 11’de çıkma şansı bulan Fagundez dük akşam 25 metreden attığı gole ile
takımına üç puanı getiren golü attı. Yaşıtlarının aksine ciddi maç tecrübesini
kazanan Uruguaylı tekniği ile dikkat çekiyor , gelecekte skora katkı katkı
yapan orta sahaların arasında en iyilerinden olacağını düşünüyorum.
Doğum: 13 Kasım 1984
Doğum Yeri: Formosa , Arjatin
Takım: O'Higgins
Numara: 10
İsim: Adrian Centurion
Doğum: 19 Ocak 1993
Doğum Yeri: Avellaneda , Arjantin
Takım: Racing Club
Numara: 26
Doğum: 19 Ocak 1993
Doğum Yeri: Avellaneda , Arjantin
Takım: Racing Club
Numara: 26
Adam geçmedi etkinliği ile geleceğin Di Maria’sı olarak
lanse edilen Centurion’dan gelecekten çok söz edeceğimizi söyleyebiliriz.
Ayrıca Arjantin U-20 kadrosunda yer alıyor.
İsim: Sebastiam Jaime
Doğum: 30 Ocak 1987
Doğum: 30 Ocak 1987
Doğum Yeri: La Plata , Arjantin
Takım: Union Espanola
Numara: 23
Takım: Union Espanola
Numara: 23
Aslında çok fazla izlediğim bir oyuncu değil Jaime. Espanola
maçlarını daha çok Rubio odaklı izlediğimiz dönemlerden aklımızdan kalan
isimleden biri. Fakat yükselen formunun üzerine yazma gereği duydum. 1,80
boyuyla kafa vuruşu özelliği gayet iyi ve yeterince hız özelliğine sahip olan
Jaime formuyla dikkatleri üzerine çekiyor. Henüz 25 yaşında ve Avrupa’ya
transfer yapabilir. Bakalım…
İsim: Martin Omar Bravo
Doğum: 19 Eylül 1986
Doğum Yeri: Santa Fe , Arjantin
Takım: UNAS Pumas
Numara:10
Doğum: 19 Eylül 1986
Doğum Yeri: Santa Fe , Arjantin
Takım: UNAS Pumas
Numara:10
Falcaogillerden bir forvet. Tıpa tıp Falcao..Sadece onun 2
seviye aşağası. Son vuruşları , iyi mücadeleci. Kaliteli forvet her ne kadar
gol sayısı düşük olsa da…İzlediğim maçlarda çok beğendiğimi söylemeyelim. Dört
senedir Pumas’ta oynuyor , belki de büyük transfer yapamamasının en büyük
nedeni gol sayısındaki düşüklüktür.
7 Ekim 2012 Pazar
Scout Not Defteri 31 - Luciano Vietto
İsim: Luciano Dario Vietto
Doğum: 5 Aralık 1993
Doğum Yeri: Arjantin , Cordoba
Takım: Racing Club
Numara: 36
Racing Club ' ın sağlam bir genç potansiyeli var mevcut kadrosunda. Zuculini 'den tutun Centrion'a kadar çok iyi potansiyelli futbolcular var. Bunlardan biri de 93 doğumlu Luciano Vietto. San Martin maçıyla tanıdık onu. Müthiş bir performans sergilediği gece de yaptığı hat-trick ile dünyaya adını duyurdu genç oyuncu. Son vuruşlardaki başarısı , oyuna katkısı ile alkış aldı. Racing Club tarihinin en genç hat-trick yapan oyuncusu oldu.
Dünde takımının Colon deplasmanında galibiyet dönmesini sağlayan usta bir vuruşla takımını öne geçirdi. İlk izlediğimizde de demiştik. İyi futbolcu , iyi potansiyel. Fizik olarak biraz daha giderse yırtıcı bir hücum oyuncusu olacak bana göre...İzlemeye devam. Sadece Vietto değil. Centrion , Zuculini... Racing Club iyi takım...
Doğum: 5 Aralık 1993
Doğum Yeri: Arjantin , Cordoba
Takım: Racing Club
Numara: 36
Racing Club ' ın sağlam bir genç potansiyeli var mevcut kadrosunda. Zuculini 'den tutun Centrion'a kadar çok iyi potansiyelli futbolcular var. Bunlardan biri de 93 doğumlu Luciano Vietto. San Martin maçıyla tanıdık onu. Müthiş bir performans sergilediği gece de yaptığı hat-trick ile dünyaya adını duyurdu genç oyuncu. Son vuruşlardaki başarısı , oyuna katkısı ile alkış aldı. Racing Club tarihinin en genç hat-trick yapan oyuncusu oldu.
Dünde takımının Colon deplasmanında galibiyet dönmesini sağlayan usta bir vuruşla takımını öne geçirdi. İlk izlediğimizde de demiştik. İyi futbolcu , iyi potansiyel. Fizik olarak biraz daha giderse yırtıcı bir hücum oyuncusu olacak bana göre...İzlemeye devam. Sadece Vietto değil. Centrion , Zuculini... Racing Club iyi takım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





