26 Temmuz 2013 Cuma

Üç Sevinç Üç Efsane


14 Temmuz 2013 Pazar

O an...


21 Haziran 2013 Cuma

Takla...


14 Haziran 2013 Cuma

Scout Not Defteri 34 - Todor Nedelev





İsim : Todor Nedelev
Doğum : Belozem, Bulgaristan
Doğum tarihi : 7 Şubat 1993
Takım : Botev Plovdiv
Numara : 8

Bulgaristan futbolunun son dönemdeki yıldız adaylarından biri Todor Nedelev. Botev Plovdiv forması giyiyor. Futbola da bu takımda başladı. Bu sezon yaptığı müthiş çıkışla dikaktleri çekti. Bulgaristan U21 takımının formasını da giymekte.
En büyük özelliği o etkili sol ayağı. Çok iyi solak onu baştan söylememiz gerekiyor. Bununla doğru orantılı olarak ciddi bir uzun pas yeteneği var. Ölü noktalara çok iyi toplar yolluyor. Oyun görüşü – aktif alanlar- dahil çok iyi. Teknik ve zeki. Her iki kanatta oynayabilmekle birlikte sağ kanatta tercih edilmekte. Robben gibi solak sağ açık. Pas ve takım oyununa yatkın bir yapısı var. Oyunu iki yönlü oynuyor ama zaman zaman takipçiliğinde sıkıntı oluyor. Aynı zamanda son vuruşları sıkıntılı. Ve birebirde adam eksiltme de pek başarılı değil. Özellikle kanat olması, bu eksik yönünü çok net ortaya koymakta.
9 gol 10 asist ile bitirdi bu sezonu. Botev’in parlayan mücevheri oldu. Bulgaristan U21 takımında da döktürmeye devam ediyor. Milanov ile Bulgar futbolu, bir yıldız daha kazanmak üzere. Botev 1.5 milyon euro civarı bir para istiyor. Nedelev’in peşindeki neredeyse tüm takımların Türk kulüpleri olduğunu söyleyelim.

Bazen Yalnız Olmak...



23 Mayıs 2013 Perşembe

Scout Not Defteri 33 - Omar Elabdellaoui



İsim: Omar Elabdellaoui 
Doğum: 5 Aralık 1991
Doğum Yeri: Oslo, Norveç 
Takım: Eintracht Braunschweig 
Numara: 14

2008 yılında Skeid’den Manchester City’ye transfer olarak Ada günleri başladı Omar. Fakat şans bulmayınca önce Stromgodset, sonra Feyenoord ve en son olarak Braunschweig’e kiralandı. Eintracht macerası onun açısında zirveyi bulması oldu kısa kariyerinde. Gösterdiği performans  ile Braunschweig’ın Bundesliga’ya çıkmasında önem pay sahibi oldu. 425 bin euroya bonservisini aldılar.

Sağ karidorda çok etkili olduğunu söylemek lazım. Sağ bek ve sağ açık pozisyonlarında görev alıyor. Hızlı ve atletik yapısını adam eksiltmede başarıyla kullanıyor. Bunun yanında iyi bir duran top beceresi var.  Bundesliga 2’de 14 maçta 4 asist yapmayı başardı. Norveç’in alt yaş milli takımlarının çoğunda forma giydi. Gelecek sezon Bundesliga’da izleyeceğiz. Eğer hücum-savunma dengesini iyi ayarlayabilir, istiktarını sürdürebilirse keyif veren futbolculardan biri o olacaktır.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Saygı...


7 Nisan 2013 Pazar

Birlik...


16 Mart 2013 Cumartesi

Scout Not Defteri 32 - Jorge Moreira



İsim: Jorge Luis Moreira
Doğum: 1 Şubat 1990
Doğum Yeri: Villarica, Paraguay
Takım: Libertad
Numara: 2

Libertadores’te oynadığı futbolu en çok beğendiğim takımlardan biri Paraguay'da Libertad. Bu takımın önemli öznelerinden birisi de şüphesiz sağ bek Moreira. Bitmez tükenmez enerjisiyle sağ kanadı koridor olarak kullananan, adeta bir dinamo etkisiyle o bölgeye bir etkinlik kazandıran isim. Modern futbolun gereklerinden biri olan oyunu iki yönlü oynamada gayet başarılı gördüğüm 23 yaşındaki oyuncu driplingleri, hırsı, zamanlamaları ve bindirmeleri dikkati çekiyor.  3 sezon önce Paraguay’ın U-20 kadrosunda da yer alan oyuncu bir kez milli formayı sırtına geçirmeyi başarmış ve üç sezondur da takımında düzenli şans buluyor, oynuyor.

Resim fifa.com'dan

7 Şubat 2013 Perşembe

' La Roja ' Geliyor



Bu yaz ülkemizde düzenlenecek U-20 Dünya Kupası’na katılacak takımlar yavaş yavaş belirginleşmeye başlıyor. En son , geçen hafta Pazar günü sona eren Güney Amerika elemelerinin ardından Kolombiya , Paraguay , Uruguay ve Şili futbolun ana kıtasından gelen , ülkemizde izleyeceğimiz takımlardan olacak. Kırmızılar yani nam-ı değer ‘’ La Roja ‘’ lakaplı Şili ise çok iyi bir jenarasyonla geliyor.  Kalecisinden forvetine kadar büyük potansiyele sahip oyuncuları kadrosunda barındıran Şili’yi altı senelik bir aranın ardından U-20 turnavasında izleyeceğiz.

9 maçlık turnuva periyodunda 6 galibiyet alıp elemeleri kazanan Şili’de birçok oyuncu ön plana çıktı turnuvada. Bu isimlerin başında ise şüphesiz marketing ve performans değeri açısında en büyük çıkışı gösteren Universidad Catolica’nın golcüsü Nicolas Castillo yer aldı. Geçtiğimiz sezon zaten bu tür bir çıkışın sinyallerini veren genç golcü , patlamasını yaparak dünyaya kendini tanıtmaya başladı. Tıpkı oynadıkları futbolla parmak ısırtan , takımın tandemini oluşturan Universidad de Chile’nin göz bebekleri, İgor Lichnovsky ve Valber Huerta gibi. İkili müthiş performansı ile gözlerinin üzerine çekerken , gözlemlerimiz kadarıyla ideal bir stoper nasıl olur sorusunun cevapları adeta. Birçok takımın peşinde olduğu bu isimleri kendi takımlarında izlemeyi iple çektiğimi belirtirken Bryan Rabello ve Diego Rubio gibi zaten futbol piyasasında kendini tanıtmış isimlerinde gösterdiği performansların gelecekte yapacaklarının bir referansı olduğunu , ülkemizde düzenelenecek bu turnuvanın tozunu attıracaklarını beklemem pekte şaşılacak bir şey olmaz herhalde. Kalecisi ‘’ Scott Carson ‘’ görünümlü Melo’dan , 95 doğumlu Cuevas’ına içinde değişik yetenekleri barındıran Şili’nin turnuva boyunca oynadığı dokuz maçta 7 kırmızı kart görmesi , başta Arjantin karşılaşması olmak üzere iki maçta oyunu 9 kişi tamamlamasıyla ne kadar enteresan bir takım olduğunu gösteriyor.
Dikkati çeken bir nokta da oyuncuların çoğunun kendi ülkelerinde forma giyiyor olması. Milli takım düzeylerinde Şili’yi seçmesi ülke basınında çok yer bulan Tottenham’ın kalecisi Lawrence Vigouroux , daha önce keşfedilen Sevilla’dan Rabello ve Sporting’den Rubio ülke dışında takıma çağırılan isimlerdi sadece. Bu oyuncularda ülkedeki 8 farklı takımda geldi.
En son katıldıkları U-20 turnuvasın olan , Kanada 2007’de Sanchezli , Vidalli kadrosuyla üçüncülük kazanan Şili’nin bu başarıya en yakın dereceyi 1987’de ülkelerinde düzenlenen turnuvadaki kazandıkları dördüncülük olduğunu söyleyelim.

Pasifik Okyanus sahillerinde uzanmış bir yılan, bir çubuk gibi ilginç toprak yapısına sahip aynı zamanda dünyanın en farkı en fazla olan ülkesi olan Şili futbolunun usta Jorge Sampaoli’nin gelmesiyle bir çıkış göstereceği , kişisel en büyük beklentilerimden. Çokta futbolcu çıkacak bu jenarasyondan ki birçoğu oynamaya başladı bile. Nasıl topçu çıkar bu ülkeden diye herkes kendine soru soruyor muhtemelen şuan. Bence asıl sormamız gereken 17 milyonluk Şili bir ton futbolcu çıkarıp , Avrupa’ya pazarlıyorken, U-20 takımında birçok oyuncu için şimdiden milyonlar eurolar konuşulmaya başlamışken , 70 milyonluk Türkiye neden bir sol bek çıkaramıyor ?

Where is the problem ?

9 Ocak 2013 Çarşamba

Güney Amerika'da Bir Ekol : Universidad de Chile



Futbolda belli bir sistemin olması her zaman için sana avantaj sağlar. Belli bir döngü olduğu için yaptığın hamleler hata yüzdesinin oldukça düşürüyor. Son zamanlarda Şili futbolunu yakından takip ettiğimden , Universidad de Chile’nin bu tür bir sistemi ne kadar etkili kullandığını fark etmek zor değildi.
Maviler yani nam-ı değer Azul’ların alt yapısı zaten çok iyi. Zamanın efsaneleri Manuel Pelegrini , Marcelona Salas gibi isimlerin yetiştiği bir alt yapı burası. Potansiyelleri büyük zaten ve bu oyuncuları kullanmaktaki başarıları sayesinde oyuncu sirkülasyonu devam ediyor , çoğu genç futbolcu şans bulmayı başarıyor. Öyle ki şuan takımın kadrosunda dört tanesi 15 yaşında olmak üzere tam on sekiz tane 19 yaş ve altı futbolcu bulunmakta. Bu oyuncular lig genelinde , özellikle Şili Kupası maçlarında  şans bulup , resmi karşılaşmalarda boy gösteriyorlar. En son örneğimizi yazmıştık twitter’da…Benjamin Inostroza.
Kendisi henüz 15 yaşında. Fakat ilk kez formayı sırtına geçirdiği maçta golünü atmayı başardı.



Mesela Manchester United’a transfer olan Angelo Henriquez , bu alt yapının ürünlerinden biriydi.  Henüz daha 17-18 yaşlarında. Fakat ona teslim etti forvet hattını maviler.  ( Tıpkı bu sene Duma’da göreceğimiz gibi )  Sonucunda da meyvesini aldılar ama. Henriquez , Manchester yollarına düşerken 5.5 milyon euro girdi Universidad de Chile’nin kasasına…Özellikle son zamanlarda alt yapılarından top class seviyesinde olma ihtimali yüksek oyuncular çıkıyor.

Asıl bahsetmek istediğim konu ise Universidad de Chile’nin Şili’deki iç piyasadaki müthiş başarısı ve bu platformdaki dominantlığı. Belki de dönen çarkın can alıcı noktası bu diyeibliriz. Yani özeti şu : Ülkede dikkat çeken oyuncuları , düşük bedellere kadrolarına katmak. Basit gibi duruyor ama bu işin birde pazarlama yönü var. Bu sene o kadar para kazandı ki La U…

Takip edebildiğim kadarıyla zaten Şili’de düşük iç piyasa var…En azından bizim ülkemize , ya da avrupanın diğer ülkerine göre. Zaten küçük bir araştırma ile anlamak mümkün.
Ülkenin iki tepe takımından biri Universidad de Chile ( diğeri Colo Colo ) . Oyuncuları ikna etmekte bu bakımdan çokta zor olmuyor onlar için açıkçası. Mesela örneklerle gidecek olursa Eduardo Vargas…Kendisi Calama ( ki dünyanın en kurak şehirlerinden biridir ) şehrinin takımı Cobreloa’dan transfer edilmiştir 2009 yılında. Bonservis bedeli sadece 700 bin dolardır. Gösterdiği performans ile birçok takımının ilgisini çekiyor , adresi İtalya oluyor Vargas’ın…Kazandırdığı para 11.5 milyon civarları bir para.
Junior Fernandes mesela. 4,7 milyon avroya Leverkusen’e transfer oldu. Daha sene başında Palestino takımından 700 bin euroluk bir bonservis bedeliyle transfer olmuştu. Şampiyonluktaki müthiş katkısın esme geçmeyerekten kısa sürede hem sahada iyi işler yapmış , güzel de para kazandırmıştı takımına.
Keza adı son zamanlarda Avrupa kulüpleriyle anılan Charles Aranguiz…Onun da maliyeti 700 bin euroydu 2011 yılında transfer olurken. Ya da Santos’un radarında olan , müthiş bir gelişim gösterip , milli takıma kadar yükselen Eugenio Mena ? 500 bin euroya gelmişti Santiago Wanderers’ta…

Dediğimiz gibi bu bir çark. Vargas’lar , Henrqieuz’ler gidecek yerine Ubilla’lalar , Gutierrez’ler gelecek. Zamanı gelince onlarda gidip yerine başka oyuncular gelecek. Ama önemli olan bir sistemi benimseyip uygulamak. Sistemli olunmasına karşıyımdır genel olarak amma velakin bu futbolda çok önemli bir unsur , bunu inkar edemeyiz. En basit örneği Porto. Yaptıklarını görüyoruz.  Oyuncu geldiğinde Porto’nun bir şey katacağını , kulübün amacını olanaklarını , sıçrama yapabileceğini biliyor. Universidad de Chile’de de öyle. Şili’deki oyuncuların bir nevi Avrupa’ya açılma kapısı…

Bunun yanında da gerçekten zevk veren oyun anlayışı var takımın ki Şili’nin genelinde böyle.  3-4-3 temelli , hücum futboluna dayalı bir sistemin de zevk vermemesi beklenemezdi zaten. Hatırlıyorum , sanırsam O’Higgins ile oynanan Apertura final maçıydı. Bir gol yetiyordu şampiyon olmalarına. Ona rağmen daha 1.dakikadan top tüfek saldırmaya başladılar. Golde yiyebilir , daha 10.dakikadan elenebilerledi. Zaten Şili’deki futbolun özeti bu. Anlık olaylar çok etkiliyor maçın gidişatını , hatta ligin kaderini etkiliyor. Böyle oluncu da ortaya müthiş bir futbol ziyafeti çıkıyor…

Takibe devam…


24 Aralık 2012 Pazartesi

Scout Not Defteri - Bermuda Şeytan Üçgeni



İsim: Bobley Anderson Allegne 
Doğum: 3 Mart 1992 
Doğum Yeri: Fildişi Sahilleri
Takım: Wydad Casablanca 
Numara: 31

Casablanca şehrinin kırmızı yakasında Wydad Casablanca’da forma giyiyor Bobley Anderson. 1992 doğumlu bir futbolcu. Futbola ülkesindeki Academie Amadou takımında başlayan Allegne iki sezon burada forma giydi ve 2012 sezonunda en iyi oyuncu seçildi ülkesinde.
Bobley Anderson yüksek enerjisi , kıvrak bilekleriyle bir dinamo gibi yer alıyor orta sahada. Hızı ve sürati ile dikkati çeken Anderson takımının hücum hattındaki beyni konumunda desek yanlış olmaz. Zaman zaman tercihlerde başarısız olsa da üzerine işlenilmesi gereken çok değerli bir mücevher olduğunu düşünüyorum Anderson’ın…

İsim: Milton Joel Caraglio Perez 
Doğum: 1 Aralık 1988
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin 
Takım: Rangers Talca 
Numara: 9

Clausura’da uzun süre lider kalan Rangers Talca’nın golcüsü Milton Caraglio. Güçlü bir fiziğe ve etkili bir sol ayağa sahip kendisi.  Bu sezon 16 golün altına imza atan Caraglio kariyerindeki en parlak sezonlarından birini geride bıraktı. Daha önce West Ham ile de bir denemeye çıkan ama başarısız olan 88 doğumlu golcüyü QPR’nin teknik direktör Rendkapp istiyor.  Bakalım adresi neresi olacak..

İsim: Anthony Knockaert 
Doğum:  24 Kasım 1991 
Doğum Yeri: Roubaix , Fransa 
Takım: Leicester City 
Numara: 21

Knockaert çoğu gözlemci tarafından daha Guingamp günlerinde keşfedilmiş bir yetenek. 1991 doğumlu genç yetenek yetiştiği kulüp Guingamp’ta 2010’dan beri sürekli süre almaya başladı ki özellikle geçtiğimiz sezon çok iyi bir performans gösterdi attığı 11 gol yaptığı 4 asistle. Ve peşindeki takımlara rağmen ki bence Fransa’da kalsaydı onun açısından daha iyi olurdu tercihinin İngiltere’den Leicester’dan yana kullandı.
Slalom oyuncusu diyebiliriz kendisi. Özellikle topla çok hızlı ve adam eksiltmede etkili. Bunun yanında çok etkili bir sol ayağı var ki özellikle topla birlikte hareket halindeyken bile bu şutlar bir hayli etkili oluyor. 4 gol 4 asist yaptı şuana kadar. Ama ben hala bir adapte dönemi geçirdiğini düşünüyorum. Gelecekte ismini çok duyacağız.

5 Aralık 2012 Çarşamba

Futbolun Romantik Çocukları

Futbolun giderek dört kenarın içine sıkıştığı şu günlerde yeni bir futbol kitabı çıktı. Birçok
şeyden bahsediyor , birçok konuyu ele alıyor kitap. Futbola sadece saha içinden değil , biraz saha dışında bakıyor Yazar Osman Aktaş.
İlk kitabıyla okuycuya birçok şeyi vadediyor...




Sizi Tanıyalım Öncelikle?

Osman Aktaş, 1987’de Bursa’da doğdum. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirerek Pedagojik eğitim aldım. Spor Yönetimi alanında tahsilime başlayarak bu alanda incelemelerde bulundum. Amatör düzeyde futbol oynadım. Futbolun fanatizm boyutuna vardığı günümüzde taraftarların futbola daha sakin ve bilinçli bakabilmesi için çeşitli dergilerde ve blog sayfalarında futbolla ilgili yazılar yazdım.

Kitabınıza geçelim kitabın vadettikleri neler?

Kitap iki bölümden oluşuyor aslında. İlk bölümde sokaktaki elektrik direğinin karşısına taş koyup kale kuran çocukların sokakları nasıl terkedip bilgisayar oyunlarının hakimiyetine girdiğini, taraftarların nasıl yoldan çıktığını ve futbolun sokak aralarındaki çığlıklarını yansıtan hikayelerle dolu. İkinci bölüm ise Türkiye’de futbolun medya düzeni içerisindeki kuklaya dönüşü, yorumcuların donanımsızlığı gibi konularda eleştirilerin ve istatistiklerin yer aldığı bölüm. Bu bölümde aynı zamanda taraftar sadakati sorgulanırken, futbolun yaşam biçimine dönüştüğü süreçte insani boyutunun kaybedilmesine neden olan profesyonellerin yaklaşım biçimleri de mercek altına alınıyor.
İkinci bölümde aslında ilk bölümdeki hikayelerde anlatılan masumiyetin nasıl kaybedildiğini gözler önüne sermek istedim ve bu nedenle bir takım istatistiklerle bu durumu güçlendirdim.

Neden ‘’Futbolun Romantik Çocukları’’ ismini kullandınız?

Türkiye’de bu alanda çıkarılan kitapların hep paraya odaklandığını, taraftarların yarattığı şiddet olaylarına, futbolun çirkin yüzü olan şike ve teşvik olaylarına odaklandığını gördüm. Futbolumuzun babasının elinden tutup maça giden çocukların elinden kaymaya başladığı bu zamanda yeniden futbolun güzel yönünü vurgulamak için hikayelere tabir yerindeyse dört elle sarıldım ve kitabın vermek istediği mesaja en uygun isim de bu gibi geldi bana. Futbolun Romantik Çocukları aslında sokağa çıkıp ailesinden azar işiteceğini bile bile alınan yeni ayakkabısıyla topa vurmaya cesaret eden çocukların tamlamasıdır. Bu tanımı futbol literatürüne kazandırırsak hep kötü anlamlı kelimelerin ve başlıkların olduğu bu sektöre iç açıcı bir isim kazandırmış oluruz düşüncesindeyim. Kitabı okumadan insanların dikkatini doğrudan çeken bir isim oldu sanırım bu.

Kitaptan Yola Çıkarsak Türkiye’de Futbolun Sorunu Nedir?

Türkiye’de bu işi çok iyi bildiğini zanneden insanlara ‘’sorun nedir?’’ Diye sorduğunuzda ‘’Alt Yapı’’ der. Oyuncu yetiştiremiyoruz diye cevap verir. Karşı çıkıyorum buna. Sorun ‘’Üst Yapı’’ Biz asıl yönetici yetiştiremiyoruz. Malikanede büyümüş zengin çocuklarına futbolun yönetimini teslim ettik ve hiç anlamadıkları bu alanda futbolu çamura buladılar.
Bir diğer yanlışımız taraftar gruplarının genellikle ‘’Satın Alınabilir’’ adamlardan oluşması. Sadakatleri takıma değil kendilerini doyuran yönetimlere her zaman. Seneca’nın dediği gibi ‘’Parayla alınan sadakat daha fazla parayla mağlup edilir’’ Durum böyle olunca istikrar sağlanamıyor futbolda. Bir gazeteci, bir taraftar grubu lideri ve bir yönetici aynı uçakta yan yana maça gidiyorsa ve utanmadan her üçü de bunu sosyal medyada paylaşıyorsa fazla yorumlamaya girmemek lazım. 3 yanlış 1 doğruyu her zaman götürür maalesefki.

Seneca Demişken Filozof, şarkıcı, edebiyatçı, siyasetçi derken bir takım kursanız nasıl bir takım olurdu bu?

Kalecimiz Albert Camus kendisi kalecidir zaten, sağ bek Cemil Meriç olurdu. Stoperlerim Engels ve Karl Marx. Karl aynı zamanda takım kaptanım olurdu. Lenin sol bekte olmalıdır tabiki. Ortasahaya göbekte A.Hamdi Tanpınar ve  Jean Jacques Rousseau olurdu kesinlikle. Sol açığım Nietzsche sağ açıkta oynayan oyuncum ise Seneca olurdu. Santraforum Che Guevera’yı serbest oynatırdım tabi ben. Rakibin defansını kolayca dağıtabilirdi sanırım. Diğer forvetim Mustafa Kemal Atatürk olurdu. Onun daha çok sonuca giden bir golcü olacağını düşünüyorum.

Kitabın Taraftarlara Mesajı Neler Bahseder misin?
  
Taraftarı olduğunuz kulübün bireyi olmak yerine taraftarı olarak kalıp gözlerinizi bazı şeylere kapatarak çok sevdiğiniz futbol takımını zenginlerin tatmin aracı olarak kullanmasına göz yummayın. Yanınızda bir kadın otururken hakemin annesine, rakip futbolcunun ailesine küfretmeyin, Televizyonda futbol programı diye yayınlanan magazin programlarına ve futbol dışında her şeyi konuşabilen çığırtkanlara prim tanımaya devam etmeyin. Küfrü abartarak arttırdığınız için tribünde futbolu seven güzel bir kadınla göz göze gelme ve belki de tanışma şansını kaybetmeyin. Bu spora bakışınız ilk kez bir stadyumun merdivenlerinden çıkıp yeşil sahayı gören çocuğun heyecanı kadar özel ve mutluluğu kadar masum kalabilsin.

Son Olarak Eklemek İstedikleriniz

Kitap yalnızca futbolu ve futbolun her unsurunu seven kadınlar ve erkekler için değil ‘’Şu oyundan ne anlıyorsunuz?’’ diyen herkes için de yazıldı. Önümüze servis edilen düzeni yıkıp daha farklı bir oyun düşleyenlerin, futbolu sevmekle futbol üzerine düşünmenin çok farklı şeyler olduğunu kavramasını ve düzenin iyileştirilmesinde rol almasını isteyen bir yazar olarak kitabın okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandıracağına sonsuz inancım var.

Zaman ayırdığınız için teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Oğuzhan Oğuz

İlgili sayfa : GazeteSu röportajı 

Kitabın temin edilebileceği adres : İdefix.com

2 Aralık 2012 Pazar

Scout Not Defteri - Paskalya Adası Çocukları



Şili'de kapanış liginin sonlarına doğru geliyoruz artık. Oynanan yarı finallerin ve iki final karşılaşmasının ardından Şili'de sezon bitecek. Bizde dikkatimizi çeken 3-5 oyuncuyu yazalım dedik.
Doğum: 19 Haziran 1989
Doğum Yeri: Santiago , Şili
Takım: Union Espanola
Numara: 9

Rubio ile tanışmam Clasura’nın ilk haftasındaki Audax maçını buluyordu. Üst seviyede ilk maçıydı onun. Barnechea’dan sonra adresi Union Espanola olmuştu.
Çok iyi giriş yaptı yeni takımına ve gollerine başladı. Zaman zaman oynamadığı ve Espanola’nın II takımında oynadığı maçlarsa olsa da son haftalardaki performans ile göz doldurmaya devam ediyor Rubio. İlginç oyun tarzı , hareketli bir forvet oluşu ile çok yönlü bir forvet oyuncusu olan Rubio , Union Espanola’nın kemikleşen hücum üçlüsü olan Vecchio – Jaime – Hernandez üçgenine müthiş bir alternatif haline geldi.

İsim: Emiliano Vecchio
Doğum: 16 Kasım 1988 
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin  
Takım: Union Espanola 
Numara: 10

Top Arjantinli’lerin ayağına gerçekten çok yakışıyor tıpkı Brezilyalılara yakıştığı gibi. Bunu bir kez daha görüyorum Rubio’nun takım arkadaşı Arjantinli Emiliano Vecchio’da. Espanola’ya gelene kadar Corinthians tecrübesi olmasına alt lig ekiplerinde boy gösteren Vecchio Union’a sezon başında geldi. Hem açılış hem kapanış liginde yarı final oyanayan takımın en önemli isimlerinin başında gelen Vecchio 6 gole imza attı. Top ayağına yakışıyor demiştik başta ve başarılı driplingleri de var. Tek sıkıntısı zaman zaman bencil oynaması ve gereksiz , hatalı pas tercihileri. Bunları olumlu tarafa çevirirse tepedeki takımlardan birinin radarına girmesi sürpriz olmaz.


İsim: Juan Ignacio Duma
Doğum: 8 Aralık 1993
Doğum Yeri: Buenos Aires , Arjatin
Takım: Universidad de Chile
Numara: 30

Adeta bir futbolcu fabrikası olan Universidad de Chile alt yapısının yeni gençlerinden biri Duma. 1993 doğumlu ve yeni yeni forma bulmaya başladı. Sampaoli’nin değişen ileri üçlüsünde iyi süreler alıyor. Hızıyla dikkatleri çeken Duma 500’ün üzerinde dakika olan Duma 6 kez ağları sarsmayı başardı. Sampaoli’den sonra gelecek teknik direktör yeteri kadar üzerine düşerse Universidad de Chileyine iyi bir oyuncu kazanacak.

İsim: Alfonso Parot
Doğum: 15 Ekim 1989
Doğum Yeri: Talca  , Şili
Takım: Universidad Catolica
Numara: 24

Sudamerica’da yarı finale kadar çıkıp yenilmeden turnuvanın en kaliteli oyuncularını barından Sao Paulo’ya elenen Universidad Catolica’nın 89 doğumlu sol bek oyuncusu. Aslına bakarsanız fiziği sol bekten öte bir stoper oyuncusunu andırsa da gerçekten çok iyi işler yapıyor o bölge de ve mücadelesi takdire şayan. 2007’den beri profesyonel futbol oynayan Parot zamanlamaları , müdaheleleri ve zaman zaman hücumda yaptığı aksiyonlarla dikkati çekiyor. Fiziğinde dolayı biraz yavaş. O’da handikaplarından biri…

İsim: Bryan Carrasco
Doğum: 31 Ocak 1991
Doğum Yeri: Santiago , Şili
Takım: Dinamo Zagreb
Numara: 24 

Kendisini Rubio’yu tanıma fırsatı bulduğumuz altı gollük Union Espanola – Audax İtaliano maçında görmüştük. Sağ koridor da koyduğu performans gerçekten etkileyiciydi. Hem sağ bek , hem sol açık oynayabilecek kapasite de olan Carrasco 3 kez Şili Milli Takımı formasını giydi. Sezon başında Dinamo Zagreb’e kiralık olarak transfer oldu.Yeterli süre de bulamıyor gibi. Takipte kalınması taraftarıyım.

İsim: Gustavo Lorenzetti 
Doğum: 10 Mayıs 1985
Doğum Yeri: Rosario , Arjantin 

Takım: Universidad de Chile 
Numara: 22

Yine bir Arjantinli , Şili’de gözlerimizin pasını silen.
Gustavo Lorenzetti ismini çokça yazdığım 
isimlerden biridir twitterda. Hatta Xorenzzetti olarakta Xavi’ye nazire yaparak paylaşmışımdır sizlerle. Forvet arkasında veya sol forvette gördüğümüz Lorezetti maç içinde oyun kuruculuğa kadar soyunuyor. Onu bu derece önemli kılan sebep Xavi’ye Allah tarafından verilen pas yeteneğinin benzerine sahip olması. O ince paslarının hemen hemen her maç görmek mümkün.
Brezilya’dan teklif varmış 27 yaşındaki futbolcuya. Bakalım Universidad de Chile Lorenzetti başta olmak üzere daha birçok oyuncusu için ne karar verecek.


Not : Yeni blog yüzüne alışamadım. Yazılar böyle ortansızı çıkıyor ve ayarlayamıyorumda , kusura bakmayın.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Scout Not Defteri - İskoç Prensleri




İsim: Johnny Russell 
Doğum: 8 Nisan 1990 
Doğum Yeri: Glasgow ,
Takım: Dundee United 
Numara: 7

Dundee’de kağıt üzerinde en potansiyelli ve kariyerinde anlamında başarılı işler yapmasını beklediğim futbolculardan biri Russell. Dundee United’ın alt yapısında çıkma ve bu sezonu da dahil edersek üç sezondur iyi sezonlar geçiriyor. Bu sezon 3 gol atmayı başaran Russell geçen sezon 9 gol 7 asistle oynamıştı.
Etkili sol roketi ,  sahip olduğu yetenekler ile Premier Lig kulüplerininde dikkatini çekmiş olan Russell ile Everton yakında ilgileniyor.

 
İsim: Gary Mackay-Steven 
Doğum: 31 Nisan 1990 
Doğum Yeri: Thurso , İskoçya 
Takım: Dundee United 
Numara: 11

Yine Dundee ‘ den bir yetenek. Gary Mackay – Steven..
Liverpool alt yapısı ürünlerinden biri olan olan Steven , 2011 yılında Dundee’ye geçmiş ve baya da iyi performans göstermiş.
Etkili oyunu , adam eksiltebilen ve birebirde çok başarılı bir oyuncu olan Steven için endişem biraz tribünlere oynaması. Çalım atarken vb. durumlarda işin görsel yönüne kaçıyor.
Bu arada kendisi sakatlanmış , geçmiş olsun dileklerimizi de yolluyoruz.

İsim: Leigh Griffiths 
Doğum: 20 Ağustos 1990 
Doğum Yeri: Edinburg  , İskoçya 
Takım: Hibernian 
Numara: 9

İskoçya Premier Ligi’nin gol krallığında zirveye oynayan , Wolves’un iki yıldır Hibernian’a kiraladığı 22 yaşında forvet Leigh Griffths , bu sezon Hibernian’ın yükselişindeki en büyük paya sahip desek yanlış olmaz herhalde. İdeal bir hücum oyuncusu özelliklerini barındıran Griffiths , sezon sonu Wolves’a dönecek. Solbakken’in gelecek sezon onu kadroda bulunduracağını düşünüyorum.

İsim: Barrie McKay 
Doğum: 30 Aralık 1994
Doğum Yeri: Paisley  , İskoçya 
Takım: Rangers 
Numara: 10

Yenilenen Rangers’da forma şansı bulmaya çalışan 94 doğumlu genç bir futbolcu Barrie McKay…Ally McCoist Ekim ayının ortalarına geldiğimiz şu günlerde 1067 dakika süre verdi ona tüm karşılaşmalarda. Sezonun ve kariyerinin ilk lig maçında düzgün bir vuruşla takımının ilk golünü attı. Fiziği,koşu tekniği aynı Miroslav Stoch...Toplamda bu sezon 2 gol 4 asisti var.


Bunun yanında Celtic’ten Anthony Watt , James Forrest gibi isimlere de dikkat çekiyorum.

                                                                                                       
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...