18 Aralık 2009 Cuma

UEFA'dan Maç Tarihlerine Düzeltme...


Ülkemizi Fenerbahçe ve Galatasaray'ın temsil ettiği Avrupa Ligi'nde kura çekimi bugün yapıldı. İki takımımızın da aynı şehirde bulunması ve seri başı olması, muhtemel bir sorunu gündeme getirmişti. Kura çekimine göre, İstanbul'da aynı gece iki Avrupa Ligi maçı yapılacaktı. Üstelik bu sorunu, iki seri başı takımı bulunan Lizbon ve iki seri başı olmayan takımı bulunan Liverpool da yaşamıştı. Ama UEFA, bu durumu göz önünde bulundurarak maç tarihlerinde bir oynama yapmış. Buna göre; Everton-Sporting maçı 16 Şubat'ta TSİ 19.45'te, Benfica-Hertha ve Galatasaray-Atlético maçları ise 23 Şubat'ta TSİ 19.00'da başlayacak.
Bu arada Galatasaray için bir değişiklik daha olacak. O da bir sonraki yazımda...

14 Aralık 2009 Pazartesi

Gül Gibi Logo


İşte Euro 2012'nin logosu. Polonya'yı temsil eden kırmızı-beyaz bir gül, Ukrayna'yı temsil eden sarı-mavi bir gül ve bir futbol topu... Ne güzel ağaçmış öyle...

12 Aralık 2009 Cumartesi

Hayırdır Iker?



Valencia-Real Madrid maçını unutmuştum. Ama Allah'tan, çok fazla zaman geçmeden farkettim. Ve Casillas'ı gördüğüm ilk anda da şok oldum! Neden mi? Yukarıdaki forma, Real Madrid'in 2005-2006 sezonu kaleci forması ve şu an Casillas'ın üstünde o var!

Durumu anlamaya çalışıyorum. Real'in bu sezon iki kaleci forması var: Siyah ve turuncu. Valencia'nın forması beyaz olduğu için Real siyah forma giymek zorunda kaldı. Valencia'nın kalecisi de turuncu giyince, Casillas alternatif bir forma bulmak zorundaydı. Bu tür durumlarda giyilebilecek en uygun forma, genellikle önceki sezon formalarından oluyor. Casillas da böyle bir şey yapmaya çalışmış ama olayı bayağı abartmış! Dört yıl öncesinin formasını giymek çok abartılı bir tercih. Üstelik o formanın giyildiği sezon, Real için kâbus gibiydi. Barça yine ortalığı silip süpürmüştü.

İşin bir başka yönü de, olayın nasıl yapıldığı... Genellikle  formalara maç günü karar veriliyor. Sabah böyle bir sorun çıkınca, gidip 2005-2006 sezonunun formasını bulmak, üstündeki Siemens yazısını sökmek, yerine Bwin yazdırmak ve akşam maça yetiştirmek pek olası gözükmüyor. Ama aklıma başka ihtimal gelmiyor.


"Forma konusuna niye bu kadar takılıyorsun?" diyen olursa da, takılıyorum işte, benim huyum bu!..

9 Aralık 2009 Çarşamba

Sinan, Takımını Avrupa Ligi'ne Götürdü!



Belçika şampiyonu Standard Liege'in kalesini koruyan Sinan Bolat; az önce biten maçta, AZ Alkmaar'a karşı 90+5'te takımının beraberlik golünü atarak, Standard Liege'in Avrupa Ligi biletini almasını sağladı.

Maçı izleyemediğim için nasıl bir gol olduğunu bilmiyorum. Ama bütük ihtimalle, duran toptan doğan bir pozisyonda atmıştır. Ayrıca, Türkiye'nin geleceği en parlak kalecisi olarak gördüğüm Sinan'ı, gol atarken görmek de ilginç oldu. Kendisini gerçekten tebrik ediyorum.

4 Aralık 2009 Cuma

Ve Gruplar Belirlendi...



Bence kuralar fena olmadı. Şöyle kısaca değerlendirecek olursak;

*Son Dünya Kupaları'nın, "ismi en zayıf" açılış maçını izleyeceğiz.
*Fransa; seri başı olsaydı, böyle kura çekemezdi.
*B Grubu'nun, ABD 94'teki D Grubu'ndan tek farkı: Bulgaristan-G.Kore değişikliği.
*C Grubu'nda, İngiltere'nin yanına ABD geldiğinde çok heyecanlanmıştım; ama sonra gelen takımlar çok zayıf.
*D Grubu çok güzel oldu. Almanya rahatlıkla çıkacak gibi gözüküyor. Ama ikincilik mücadelesi çok zorlu olacak
*Hollanda, elemelerden sonra finallerde de çok güzel bir kura çekti. Danimarka ile Kamerun, Hollanda'nın arkasına yerleşmeye çalışacak.
*İtalya yine fazla zorlanmaz. Paraguay ile Slovakya, gruptan çıkmak için birbirleriyle çekişecekler.
*Turnuvanın en güzel grubunda Brezilya ve Fildişi Sahili'ni şanslı görüyorum. Düşüşteki Portekiz'e pek şans vermiyorum.
*Son grupta ise, İspanya ve İsviçre zorlanmaz.

Uzun lafın kısası; bence güzel bir kupa bizi bekliyor. Nasıl geçer ki hazirana kadar zaman?

3 Aralık 2009 Perşembe

Endüstriyel Dünya Kupası

Futbolda endüstriyelleşme, iyice can sıkıcı bir hâl almaya başladı. Futbolda amatör ruhun ağır bastığı son şey olan Dünya Kupası da, hayırlısıyla endüstriyel futboldan nasibini alıyor!

FIFA; bugün Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yapılan toplantısında, Dünya Kupası'nda dağıtılacak ödülleri açıklamış. Toplam 420 Milyon Dolar dağıtılacak olan turnuvada; şampiyon 30, finalist 24, yarı finalistler 20'şer, çeyrek finalistler 18'er, gruptan çıkmakla yetinenler 9'ar, turnuvaya grup aşamasında veda edenler de 8'er Milyon Dolar alacak. Ayrıca tüm takımlara, katılım masrafı için 1'er Milyon Dolar ödenecek.

Bitmedi!.. Turnuvaya oyuncu veren kulüplere de, oyuncularının kupada geçirdiği gün başına 1600 Dolar ödenecek! Her oyuncu için; turnuvanın başlangıcının 15 gün öncesinden, oyuncunun Dünya Kupası görevi bittikten 1 gün sonraya kadar ödeme yapılacakmış.

Tamam, 'ödül verilmesin' demiyorum; ama bu kadar da abartılmamalı.

2 Aralık 2009 Çarşamba

FIFA'nın Usûlü


FIFA, 2010 Dünya Kupası kura çekimi için torbaları (İngilizce'deki kullanımıyla, kavanozları) açıkladı. Tam beklediğim gibi olan torbalar, nedense çoğu kişiyi şaşırttı. 2006'daki tesadüfî final dışında son 10 yıldaki hiçbir büyük turnuvada başarılı olamayan Fransa'nın seri başı olamaması, Henry'nin eline bağlanıyor. Diğer torbalardaki coğrafî dağılım göz ardı edilip, "2. torba kötü, 4. torba daha iyi" değerlendirmeleri yapılıyor.

Konuya açıklık getirmeden önce, torbaları yazalım;

1. Torba (Seri Başları): Güney Afrika (ev sahibi), Almanya, Arjantin, Brezilya, Hollanda, İngiltere, İspanya, İtalya.

2. Torba (Asya, Okyanusya ve Kuzey/Orta Amerika): Avustralya, Japonya, Kuzey Kore, Güney Kore, Yeni Zelanda, ABD, Honduras, Meksika.

3. Torba (Afrika ve Güney Amerika): Cezayir, Fildişi Sahilleri, Gana, Kamerun, Nijerya, Paraguay, Şili, Uruguay.

4. Torba (Avrupa): Danimarka, Fransa, İsviçre, Portekiz, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

Torbaların yanında da belirttiğim gibi; ilk torba dışındaki torbalar, kıtalara göre belirlenmiş. Amaç; bir takımın, kendi kıtasındaki başka bir takımla aynı grupta olmaması. Turnuvaya 13 takım veren Avrupa'dan da, bir grupta en fazla iki takımın olmasına müsade ediliyor.

Kura çekiminde, ilk torba dışındaki torbaların sırası önem taşımıyor. Yani 1. torbada ev sahibi ile dünyanın en iyi 7 milli takımı bulunurken, 2. torbada da sonraki 8 takım yer almıyor. Bu sıralama tamamen coğrafî.

Fransa'nın durumuna gelirsek, ilk paragrafta da yazdığım gibi; 2006'da şans eseri gelen final dışında son yıllarda hiçbir başarıları yok. Bu kupaya da mucizelerle geldiler. Kredilerini tükettiklerini ve artık seri başı olmamaları gerektiğini düşünüyorum. Nitekim son iki turnuvada da olması gereken oldu.

Son olarak, kura çekiminin cuma günü saat 19.00'da TRT 3'ten yayınlanacağını belirtelim. Ve başta favorilerim İngiltere ve Hollanda olmak üzere, tüm takımlara başarılar dileyelim... Umarız birbirinden güzel gruplar görür ve harika bir turnuva izleriz.

24 Kasım 2009 Salı

İlk Doğru Adım...


Bugün çoğu haber sitesine aynı haber düştü. Doğruluğuna gerçekten inanmak istediğim bir haber...

TFF'nin, milli takım antrenörlüğü için Abdullah Avcı'yla anlaştığı söyleniyor. Abdullah Avcı, milli takımın başına gelecek olan yeni yabancı teknik direktöre yardımcılık yapmak için ikna edilmiş.

Anlaşılan TFF; Derwall-Denizli, Piontek-Terim modellerini yeniden hayata geçirmek istiyor. Bence bunu yapmak için de en doğru adamı seçmişler. Çünkü Abdullah Avcı, ülkenin gelecek vadeden tek teknik direktörü ve milli takım antrenörlüğünü de en iyi yapacak kişi. Bu yüzden TFF'yi tebrik ediyor; Abdullah Avcı'ya başarılar diliyorum.

Ayrıca bu gelişme, milli takımımızın yeni teknik direktörünü de artık daha fazla merak etmeme neden oldu. Eğer teknik direktörlük konusunda da Guus Hiddink'le anlaşılırsa, gerçekten harika olur. Bana göre; böyle bir durumda, milli takımın en az beş yılı kurtulmuş olur. Ve TFF yönetimi de, vizyon sahibi olduğunu kanıtlamış olur.

19 Kasım 2009 Perşembe

Euro 2012'de Torbalar Belli Oldu


7 Şubat 2010'da Varşova'da (Polonya) çekilecek olan Euro 2012 Eleme Kuraları için torbalar belirlendi. Milli takımımızın 2. torbadan gireceği kura çekiminde, diğer takımların torbalara dağılımı şu şekilde olacak;

1. Torba: İspanya, Almanya, Hollanda, İtalya, İngiltere, Hırvatistan, Portekiz, Fransa, Rusya.

2. Torba: Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, İsveç, İsviçre, Sırbistan, TÜRKİYE, Danimarka, Slovakya, Romanya.

3. Torba: İsrail, Bulgaristan, Finlandiya, Norveç, İrlanda Cumhuriyeti, İskoçya, Kuzey İrlanda, Avusturya, Bosna-Hersek.

4. Torba: Slovenya, Letonya, Macaristan, Litvanya, Belarus, Belçika, Galler, Makedonya, Güney Kıbrıs.

5.Torba: Karadağ, Arnavutluk, Estonya, Gürcistan, Moldova, İzlanda, Ermenistan, Kazakistan, Liechstenstein.

6.Torba: Azerbaycan, Lüksemburg, Malta, Faroe Adaları, Andorra, San Marino.

Not: Kura çekiminin formatını, bu yazımdan öğrenebilirsiniz.

Düzenleme: UEFA Sıralaması'na bakarken, ev sahipleri Ukrayna ve Polonya'yı çıkarmayı unutmuşum. Bu da birkaç takımın yerini yanlış yazmama neden olmuş. Yaptığım dikkatsizce hata için, yazıyı okuyan herkesten özür diliyorum.

Domenech ve Henry


Domenech'in son şansıydı...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Bu Maç Kaçmaz!


Cumartesi günü yapılan olaylı maçtan sonra play-off oynamak zorunda kalan Cezayir ve Mısır, bu akşam Sudan'da karşı karşıya geliyor. Son zamanların en gergin milli maçlarından birisi olacak olan bu karşılaşma, saat 19.30'dan itibaren Eurosport'tan ve FIFA.com'dan canlı olarak yayınlanacak. Kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim.

10 Kasım 2009 Salı

Robert Enke ve Yarım Kalan Hayali


Akşam akşam aldığım bir haberle gerçekten şok oldum. Alman kaleci Robert Enke, bir trenin altında kalarak hayatını kaybetti.

İntihar ettiği söyleniyor. Ama kariyerinin belki de en iyi dönemini geçirirken böyle bir şey yapmasına akıl, sır erdiremiyorum. Euro 2008'den sonra milli takımının birinci kalecisi olmuştu. Üstelik bu başarıyı, Almanya gibi kaleci cenneti olan bir ülkede yakalamıştı. Yaklaşık iki ay önce yazdığım bu yazıda da bahsettiğim gibi; umutları, hayalleri vardı...

Ama olmadı. 32 yaşındayken, özel sebeplerinden dolayı hayatına son verdi. Hayalini gerçekleştiremeden, uluslararası bir turnuvada forma giyemeden gitti.

Nur içinde yat Enke... Seni gerçekten unutamayacağım; tıpkı Foe'yi, Feher'i unutamadığım gibi...

7 Kasım 2009 Cumartesi

Rijkaard'ın Tanımı, Ernst'in Golü...


Rijkaard, birkaç ay önce Tam Saha dergisine verdiği röportajında Türk futbolunu şöyle tanımlamıştı: "Her şeyden biraz var, ama hiçbir şeyden tam yok."

Beşiktaşlı Fabian Ernst de bu akşam Trabzonspor'a öyle bir gol attı ki; tam bu tanıma uyuyor. 'Sert şut' desen değil, 'aşırtma' desen değil, 'falsolu' desen değil... Kısacası; 'ortaya karışık' yaptı Ernst. Biz de hayretler içinde izledik.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Devler Zorda


Şampiyonlar Ligi'nde 4. hafta, bu akşam tamamlanıyor. Normalde büyük takımların gruptan çıkmayı garantiledikleri hafta olarak bilinen 4. hafta, bu kez bazı büyüklerin son şansları anlamını taşıyor.

E Grubu'na seri başı olarak giren Liverpool, oynadığı 3 maçta sadece, grubun en zayıf halkası olan Debreceni'yi yenebildi. Bu galibiyetin ardından deplasmanda Fiorentina'ya ve kendi sahasında Lyon'a yenilerek işini zora sokan Liverpool, bugün çıkacağı Lyon deplasmanında 3 puanı alamazsa; gruptan çıkma şansı büyük oranda bitecek.

Kuralar çekildiğinde, gruptan erken kopacakları ve kendi aralarında liderlik mücadelesi verecekleri düşünülen Barcelona ve Inter ise; Rusya ile Ukrayna'ya umut saçtı. İlk maçta birbirleriyle berabere kalan ikiliden Barcelona, daha sonra kendi sahasında Dinamo Kiev'i mağlup etmesine rağmen; yine kendi sahasında Rubin Kazan'dan beklenmedik bir yenilgi aldı. Inter ise önce deplasmanda Rubin Kazan'la, sonra da kendi sahasında Dinamo Kiev'le berabere kaldı. 3 puanla son sırada bulunan Inter'in Kiev deplasmanından; diğer iki rakibiyle birlikte 4 puanda bulunan Barcelona'nın da Tataristan'dan galibiyetle dönmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu iki büyük takım, gruptan çıkamayabilir.

1 Kasım 2009 Pazar

Digitürk Yaşadı!

Ligde dört büyüklerden ikisinin birbiriyle oynaması demek, yayıncı kuruluş Digitürk'ün, maçını yayınlayacak başka bir takım bulması demek. Bu yüzden gelecek hafta, Digitürk için özel bir hafta. Trabzonspor ile Beşiktaş birbirleriyle oynadıkları için, yayınlayacak bir maç daha bulmaları gerekiyor. Ama Fenerbahçe'nin de, Ankaraspor'un küme düşürülmesi nedeniyle bay çekmesi; Digitürk'ün bulması gereken maç sayısını ikiye çıkardı.

Digitürk bu şanssızlığı yaşarken bugün de Diyarbakırspor, ligden çekileceğini ve Galatasaray maçına çıkmayacağını açıkladı. Eğer bu söylenen gerçekleşirse; Digitürk'ten "Bahtsız Bedevi" olarak bahsedebiliriz. Çünkü dört büyüklerden ikisinin birbiriyle oynadığı, ikisinin de bay çektiği başka bir hafta olduğunu hiç sanmıyorum.

Digitürk'e şimdiden geçmiş olsun diyor; aynı şanssızlığı en yakın zamanda D-Smart'ın da yaşamasını diliyorum!..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...