9 Ocak 2013 Çarşamba

Güney Amerika'da Bir Ekol : Universidad de Chile



Futbolda belli bir sistemin olması her zaman için sana avantaj sağlar. Belli bir döngü olduğu için yaptığın hamleler hata yüzdesinin oldukça düşürüyor. Son zamanlarda Şili futbolunu yakından takip ettiğimden , Universidad de Chile’nin bu tür bir sistemi ne kadar etkili kullandığını fark etmek zor değildi.
Maviler yani nam-ı değer Azul’ların alt yapısı zaten çok iyi. Zamanın efsaneleri Manuel Pelegrini , Marcelona Salas gibi isimlerin yetiştiği bir alt yapı burası. Potansiyelleri büyük zaten ve bu oyuncuları kullanmaktaki başarıları sayesinde oyuncu sirkülasyonu devam ediyor , çoğu genç futbolcu şans bulmayı başarıyor. Öyle ki şuan takımın kadrosunda dört tanesi 15 yaşında olmak üzere tam on sekiz tane 19 yaş ve altı futbolcu bulunmakta. Bu oyuncular lig genelinde , özellikle Şili Kupası maçlarında  şans bulup , resmi karşılaşmalarda boy gösteriyorlar. En son örneğimizi yazmıştık twitter’da…Benjamin Inostroza.
Kendisi henüz 15 yaşında. Fakat ilk kez formayı sırtına geçirdiği maçta golünü atmayı başardı.



Mesela Manchester United’a transfer olan Angelo Henriquez , bu alt yapının ürünlerinden biriydi.  Henüz daha 17-18 yaşlarında. Fakat ona teslim etti forvet hattını maviler.  ( Tıpkı bu sene Duma’da göreceğimiz gibi )  Sonucunda da meyvesini aldılar ama. Henriquez , Manchester yollarına düşerken 5.5 milyon euro girdi Universidad de Chile’nin kasasına…Özellikle son zamanlarda alt yapılarından top class seviyesinde olma ihtimali yüksek oyuncular çıkıyor.

Asıl bahsetmek istediğim konu ise Universidad de Chile’nin Şili’deki iç piyasadaki müthiş başarısı ve bu platformdaki dominantlığı. Belki de dönen çarkın can alıcı noktası bu diyeibliriz. Yani özeti şu : Ülkede dikkat çeken oyuncuları , düşük bedellere kadrolarına katmak. Basit gibi duruyor ama bu işin birde pazarlama yönü var. Bu sene o kadar para kazandı ki La U…

Takip edebildiğim kadarıyla zaten Şili’de düşük iç piyasa var…En azından bizim ülkemize , ya da avrupanın diğer ülkerine göre. Zaten küçük bir araştırma ile anlamak mümkün.
Ülkenin iki tepe takımından biri Universidad de Chile ( diğeri Colo Colo ) . Oyuncuları ikna etmekte bu bakımdan çokta zor olmuyor onlar için açıkçası. Mesela örneklerle gidecek olursa Eduardo Vargas…Kendisi Calama ( ki dünyanın en kurak şehirlerinden biridir ) şehrinin takımı Cobreloa’dan transfer edilmiştir 2009 yılında. Bonservis bedeli sadece 700 bin dolardır. Gösterdiği performans ile birçok takımının ilgisini çekiyor , adresi İtalya oluyor Vargas’ın…Kazandırdığı para 11.5 milyon civarları bir para.
Junior Fernandes mesela. 4,7 milyon avroya Leverkusen’e transfer oldu. Daha sene başında Palestino takımından 700 bin euroluk bir bonservis bedeliyle transfer olmuştu. Şampiyonluktaki müthiş katkısın esme geçmeyerekten kısa sürede hem sahada iyi işler yapmış , güzel de para kazandırmıştı takımına.
Keza adı son zamanlarda Avrupa kulüpleriyle anılan Charles Aranguiz…Onun da maliyeti 700 bin euroydu 2011 yılında transfer olurken. Ya da Santos’un radarında olan , müthiş bir gelişim gösterip , milli takıma kadar yükselen Eugenio Mena ? 500 bin euroya gelmişti Santiago Wanderers’ta…

Dediğimiz gibi bu bir çark. Vargas’lar , Henrqieuz’ler gidecek yerine Ubilla’lalar , Gutierrez’ler gelecek. Zamanı gelince onlarda gidip yerine başka oyuncular gelecek. Ama önemli olan bir sistemi benimseyip uygulamak. Sistemli olunmasına karşıyımdır genel olarak amma velakin bu futbolda çok önemli bir unsur , bunu inkar edemeyiz. En basit örneği Porto. Yaptıklarını görüyoruz.  Oyuncu geldiğinde Porto’nun bir şey katacağını , kulübün amacını olanaklarını , sıçrama yapabileceğini biliyor. Universidad de Chile’de de öyle. Şili’deki oyuncuların bir nevi Avrupa’ya açılma kapısı…

Bunun yanında da gerçekten zevk veren oyun anlayışı var takımın ki Şili’nin genelinde böyle.  3-4-3 temelli , hücum futboluna dayalı bir sistemin de zevk vermemesi beklenemezdi zaten. Hatırlıyorum , sanırsam O’Higgins ile oynanan Apertura final maçıydı. Bir gol yetiyordu şampiyon olmalarına. Ona rağmen daha 1.dakikadan top tüfek saldırmaya başladılar. Golde yiyebilir , daha 10.dakikadan elenebilerledi. Zaten Şili’deki futbolun özeti bu. Anlık olaylar çok etkiliyor maçın gidişatını , hatta ligin kaderini etkiliyor. Böyle oluncu da ortaya müthiş bir futbol ziyafeti çıkıyor…

Takibe devam…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...